
TGRT ekranlarında yayınlanan Taksim Meydanı programında Ersan Şen ile Cem Küçük arasında yaşanan “tutuklama” polemiği, geceye bomba gibi düştü. İBB soruşturması ve Altaylı’nın tutuklanması üzerinden alevlenen tartışma, “Gücünüz mü var?” sorusuyla fitili ateşledi.
İBB SORUŞTURMASI: BOMBA İDDİALAR VE YARGISIZ İNFAZ SUÇLAMASI
Tartışmanın fitilini ateşleyen konu, İBB’ye yönelik devam eden soruşturmalar oldu. Cem Küçük, soruşturma kapsamında ifade veren Adem Soytekin’in itirafları üzerinden Ekrem İmamoğlu’nun şirketlerine para aktarıldığı iddiasını gündeme getirdi. Küçük, “Bu işin faillerinden biri bunu yaptığını söylüyor” diyerek olayın vahametini vurguladı. Ancak bu iddialara karşılık Ersan Şen, henüz kesinleşmiş bir iddianame olmamasına dikkat çekerek yapılan açıklamaların yargısız infaz anlamına geldiğini savundu. Şen, “Ekrem İmamoğlu defacto dediğimiz şekilde suçlu ilan edilmiş gözüküyor. Ortada iddianame bile bulunmuyor. Bunun adı yargısız infaz” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
MASAK RAPORLARI VE İTİRAFÇILAR: DELİLLER ORTADA MI?
Cem Küçük ise Şen’in bu itirazlarına karşı elindeki bilgi ve belgelerin yeterli olduğunu savundu. “Bu kadar bilgi, belge var. MASAK raporlarını aylardır anlatıyorum. Alanla veren belli, itirafçılar ortada” diyerek iddiasının arkasında durdu. Küçük, AK Partililerin bile bu durumdan bıktığını ima ederek, İmamoğlu’nu savunanlara sert eleştiriler yöneltti.
TUTUKLAMA KRİTERLERİ: HUKUK MU, BASKI MI?
Ersan Şen, Türkiye’deki tutuklama tedbirinin yanlış uygulandığını savunarak, iddianame olmaksızın suçlu ilan etmenin hukukla bağdaşmadığını vurguladı. “Tutuklama tedbiri yanlış uygulanıyor. Ortada iddianame bile oluşmamışken bir kişiyi şimdiden suçlu ilan etmek yanlış” şeklinde konuştu. Cem Küçük ise ABD örneğini vererek, iki kişinin ifadesiyle bile karar verilebileceğini savundu. Şen, “Öyle bir dünya artık kalmadı” diyerek bu yaklaşıma karşı çıktı.
ALTAYLI’NIN TUTUKLANMASI: TEHDİT Mİ, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ?
Tartışma, Fatih Altaylı’nın tutuklanmasıyla daha da alevlendi. Cem Küçük, Altaylı’nın Cumhurbaşkanı’na yönelik sözlerini hatırlatarak, “Cumhurbaşkanı’nı ölümle tehdit eden bir adamı mı savunuyorsun?” sorusunu yöneltti. Ersan Şen ise kimseyi savunmadığını, ancak tutuklama kararının hukuk çerçevesinde verilmesi gerektiğini belirtti. İddiaların kesinleşmeden hüküm yerine geçtiğini savunan Şen, “İddianame hazırlanacak mı? Ne zaman hazırlanacak? Ortada iddianame bile bulunmazken birini ‘suçlu’ ilan ediyorsun” diyerek tutuklama kararlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Küçük ise iddiaların net olduğunu ve tutuklamanın ardından iddianamenin beklenebileceğini savundu.
“GÜCÜNÜZ MÜ VAR?”: GERGİNLİK ZİRVEDE
Tartışmanın en kritik anı, Ersan Şen’in “Herkesi içeri mi atacaksın?” sorusuna Cem Küçük’ün “Bir gücünüz mü var?” şeklinde yanıt vermesiyle yaşandı. Şen’in “Senin bir gücün var, insanları içeri mi attırıyorsun?” sorusuna Küçük, “Ben mi tutukladım? Hakim tutukladı. Ona söyle” şeklinde cevap verdi. Bu diyalog, programdaki gerilimin en yüksek noktası oldu.
ŞEFFAFLIK VE BAĞIMSIZ YARGI VURGUSU
Ersan Şen, konuşmasında şeffaflık ve bağımsız yargı vurgusu yaparak, hukuk kurallarının herkes için aynı olması gerektiğini belirtti. Cem Küçük ise Şen’i, Erdoğan’ı tehdit edenlere sessiz kalmakla suçladı.
İZLEYİCİ TEPKİLERİ
Program, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. İzleyiciler, hukukun üstünlüğünün herkes için geçerli olması gerektiğini savunurken, diğer kesimler ise iddiaların ciddiyetine dikkat çekerek araştırılması gerektiğini belirtti.







