
Trump, FED Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alarak ortalığı karıştırdı. Bu beklenmedik hamle, FED tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir krize yol açtı.
TRUMP-FED SAVAŞI ALEVLENİYOR
Donald Trump ile ABD Merkez Bankası (FED) arasındaki uzun süredir devam eden gerilim, Trump’ın FED Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden almasıyla doruk noktasına ulaştı. Trump, Cook’u faiz politikalarındaki anlaşmazlıklar ve Cook’un mali geçmişine dair iddialar nedeniyle görevden aldığını açıkladı. Bu olay, FED’in 111 yıllık tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçti ve kurumun bağımsızlığına yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Trump’ın bu hamlesi, Washington’da ve küresel finans piyasalarında büyük yankı uyandırdı.
GÖREVDEN ALMA MEKTUBU ORTALIĞI SALLADI
Trump, kararını sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yayınladığı bir mektupla duyurdu. Mektupta Cook’a hitaben “Fed Yönetim Kurulu üyeliği görevinden derhal alınmış bulunmaktasınız” ifadeleri yer aldı. Trump, yasaların “sebep” olması halinde FED yönetim kurulu üyelerinin başkan kararıyla görevden alınmasına imkan tanıdığını belirtti. Cook’un geçmişine dair iddiaları gerekçe göstererek, görevden alma kararının “meşru” olduğunu savundu. Mektup, kamuoyunda büyük bir tartışma başlattı ve Trump’ın yetki sınırlarını aşıp aşmadığı sorusu gündeme geldi.
TRUMP’IN AĞIR SUÇLAMALARI: İPOTEK DOLANDIRICILIĞI İDDİASI
Trump, Cook’u görevden alırken sadece faiz politikalarını değil, aynı zamanda mali geçmişine yönelik ciddi iddiaları da gündeme getirdi. Federal Konut Finansmanı Direktörü Bill Pulte ile birlikte Cook’u “ipotek dolandırıcılığına karışmakla” suçlayan Trump, “Finansal bir konuda sergilediğiniz aldatıcı ve potansiyel olarak suç teşkil eden davranışınız ışığında, sizin dürüstlüğünüze güvenmiyoruz. Bu tür davranış, bir finansal düzenleyici olarak yetkinliğinizi sorgulatmaktadır” şeklinde konuştu. Bu suçlamalar, Cook’un itibarını zedeledi ve Adalet Bakanlığı’nın soruşturma başlatabileceği yönünde spekülasyonlara yol açtı.
COOK’TAN SERT TEPKİ: “GÖREVİMİ BIRAKMAM!”
Trump’ın görevden alma kararından önce Lisa Cook, istifa çağrılarını reddetmişti. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bir tweet’te sorulan bazı sorular yüzünden görevimden ayrılmaya niyetim yok” ifadelerini kullanmıştı. Cook, kendisine yöneltilen iddiaları ciddiye aldığını belirterek, “Federal Rezerv üyesi olarak mali geçmişimle ilgili tüm soruları yanıtlamaya hazırım. Gerçekleri ortaya koymak için doğru bilgileri topluyorum” açıklamasını yapmıştı. Ancak Trump’ın doğrudan müdahalesiyle birlikte Cook’un görev süreci beklenmedik bir şekilde sona erdi.
ADALET BAKANLIĞI DEVREDE Mİ? SORUŞTURMA İHTİMALİ YÜKSELİYOR
Cook hakkındaki “ipotek dolandırıcılığı” iddiaları, ABD kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Federal Konut Finansmanı Direktörü Bill Pulte’nin ortaya attığı iddiaların ardından ABD Adalet Bakanlığı’nın soruşturma başlatmaya hazırlandığı ileri sürüldü. Henüz resmi bir adım atılmamış olsa da, Washington kulislerinde Cook’un geçmiş mali işlemleriyle ilgili incelemenin kısa sürede başlayacağı konuşuluyor. Bu soruşturma, Cook’un kariyeri ve itibarı için büyük bir tehdit oluşturuyor.
FED BAĞIMSIZLIĞI TEHLİKEDE Mİ? UZMANLAR ENDİŞELİ
Lisa Cook’un görevden alınması, FED tarihine kara bir leke olarak geçti. 1913’te kurulan Merkez Bankası’nın yönetiminde bugüne kadar hiçbir üye, bir ABD Başkanı tarafından doğrudan görevden alınmamıştı. Bu gelişme, Trump döneminde FED ile Beyaz Saray arasındaki yetki tartışmalarının en somut göstergesi oldu ve FED’in bağımsızlığına yönelik ciddi endişeleri beraberinde getirdi. Uzmanlar, bu durumun hem finans piyasalarında belirsizlik yaratacağını hem de ABD’nin uluslararası ekonomik güvenilirliği üzerinde olumsuz etki yapabileceğini vurguluyor.
PİYASALARDA ŞOK DALGASI: DÖVİZ VE BORSALARDA HAREKETLİLİK
Görevden alma kararının ardından ABD finans piyasalarında kısa süreli dalgalanmalar yaşandı. Dolar endeksinde sınırlı yükseliş görülürken, tahvil faizleri ve borsa endekslerinde volatilite arttı. Analistler, Trump’ın agresif söylemlerinin piyasalarda “siyasi müdahale” algısı yarattığını belirtiyor. Bu durum, yatırımcıların güvenini sarsabilir ve uzun vadede piyasalarda daha büyük çalkantılara yol açabilir.









