ABD’de mortgage faizlerinin yüzde 7,2’ye ulaşması ve rekor kıran fiyatlar, milyonlarca vatandaş için konut sahibi olmayı imkansız hale getiriyor.
Amerika Birleşik Devletleri konut piyasasında yaşanan sert dalgalanmalar, orta sınıfın ev sahibi olma hedeflerini ciddi şekilde tehdit ediyor. 30 yıllık sabit mortgage faiz oranlarının son bir buçuk yılın zirvesine çıkarak yüzde 7,2 seviyesine ulaşması, gayrimenkul fiyatlarındaki tarihi artışla birleşince satın alma gücünü dibe çekti. Birçok Amerikalı, yüksek taksit ödemeleri altında ezilme korkusuyla hayallerini ertelemek zorunda kalıyor.
EKONOMİK BASKILAR VE YÜKSELEN MALİYETLER
Yılın başında yüzde 5,99 seviyelerine kadar gerileyen faiz oranları, Şubat ayı sonunda yaşanan jeopolitik gelişmeler ve artan petrol fiyatlarının etkisiyle yeniden tırmanışa geçti. Federal Rezerv’in enflasyonu dizginlemek amacıyla faiz artırımlarına devam etmesi, borçlanma maliyetlerini doğrudan yukarı çekiyor. Emlak uzmanları, tüketicilerin hem akaryakıt ve gıda fiyatlarındaki artışı hem de mortgage maliyetlerini aynı anda hissettiğini, bu durumun alıcıları piyasadan uzaklaştırdığını ifade ediyor.
GENÇLER İÇİN KONUT PİYASASI DARALIYOR
Mevcut piyasa koşulları, özellikle ilk kez ev alacak genç nesli zorlu bir tabloyla karşı karşıya bırakıyor. İlk kez ev sahibi olanların yaş ortalaması 40 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, 35 yaş altı yaklaşık 25 milyon yetişkin maliyetler nedeniyle ailesiyle yaşamayı sürdürüyor. Özellikle büyük şehirlerin çevresindeki bölgelerde ev fiyatlarının 600 bin ile 1 milyon dolar arasında değişmesi, genç alıcıların bütçesini aşarak onları daha uzak bölgelere veya uzun vadeli kiralama seçeneklerine yönlendiriyor.
Piyasadaki tek olumlu veri ise satılık konut stokunun 1,62 milyon adede ulaşarak son on yılın en yüksek seviyesine çıkması oldu. Bu durum alıcılara pazarlık yapma imkanı tanısa da, yüksek faiz oranları nedeniyle bekleyen konut satışları geçtiğimiz yıla oranla yüzde 4,7 düşüş gösterdi. Ekonomistler, borçlanma maliyetlerindeki bu yüksek seyrin bir süre daha piyasa üzerinde baskı kurmaya devam edeceğini öngörüyor.

