
Son 30 yılın en acımasız Nisan soğukları, Türkiye’nin bereketli topraklarını buzlarla kapladı. Kayısıdan üzüme, fındıktan karpuza kadar birçok ürün, bu amansız doğa olayından nasibini aldı.
TARİHİN EN BÜYÜK ZİRAİ DON FELAKETİ
2025 yılının Mart ve Nisan aylarında yaşanan ani sıcaklık düşüşleri, Türkiye’yi son yılların en büyük zirai don felaketiyle karşı karşıya bıraktı. Tarım ürünlerindeki büyük kayıplar, çiftçiler arasında derin bir endişe yaratırken, tüketiciler ise gıda fiyatlarında yaşanacak olası artışları kaygıyla bekliyor.
DON VURGUNU: HANGİ BÖLGELER ETKİLENDİ?
Ege’nin incisi üzüm bağları, Malatya’nın meşhur kayısı ağaçları, Karadeniz’in geçim kaynağı fındık bahçeleri ve Çukurova’nın verimli narenciye tarlaları… Ülke genelinde meyve ağaçları, sebzeler ve tarla bitkileri bu felaketten ağır yara aldı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı’nın “2014’ten bu yana en büyük zirai donu yaşadık” açıklaması, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Manisa’da Sultaniye üzümü, Malatya’da kayısı ağaçları, Ordu’da fındık, Adana-Mersin-Hatay hattında narenciye ve karpuz, Konya’da buğday, kanola ve şekerpancarı, Tekirdağ-Trakya bölgesinde ise üzüm bağları büyük zarar gördü. Bazı bölgelerde kayıplar %50’lere kadar ulaşıyor.
EKONOMİK SONUÇLARI: GIDA KRİZİ KAPIDA MI?
Uzmanlar, bu felaketin tarımsal üretimde önemli bir düşüşe neden olacağını ve gıda fiyatlarında ciddi artışlara yol açabileceğini vurguluyor. Özellikle kayısı, üzüm, fındık gibi ihraç ürünlerinde hem kalite hem de miktar açısından sorunlar yaşanması bekleniyor. Bu durum, Türkiye ekonomisi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. İhracat gelirlerinde düşüş ve ithalat bağımlılığının artması gibi senaryolar gündemde.
ÇİFTÇİNİN FERYADI: DEVLETTEN ACİL DESTEK BEKLENTİSİ
Zarar gören çiftçiler, zirai donun doğal afet ilan edilmesini talep ediyor. Borçların faizsiz ertelenmesi, TARSİM ödemelerinin hızlandırılması, tohum ve enerji desteği sağlanması gibi konularda devletten acil yardım bekliyorlar. Çiftçiler, bu zorlu süreçte devletin yanlarında olmasını ve geçim kaynaklarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olmasını umuyor. Aksi takdirde birçok çiftçinin iflasın eşiğine gelebileceği ve tarımdan uzaklaşabileceği endişesi hakim.
NEDEN BU KADAR YIKICI OLDU? İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ROLÜ
Ziraat uzmanları, Mart ayında yaşanan mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıkların, meyve ağaçlarını erken çiçeklenmeye teşvik ettiğini belirtiyor. Nisan ayındaki ani donların ise bu nedenle daha yıkıcı olduğunu vurguluyorlar. İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte bu tür ani ve sert hava olaylarının daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuluyor. Bu durum, tarım sektörünün geleceği için büyük bir tehdit oluşturuyor. Sürdürülebilir tarım uygulamalarına geçiş ve iklim değişikliğine uyum stratejileri geliştirmek artık bir zorunluluk haline geldi.









