
Adalet Bakanlığı’nda deprem etkisi yaratan bir değişiklik yaşandı. Bakan yardımcılığı görevine son verilerek yerine yeniden müsteşarlık makamı ihdas edildi. Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
KANUN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI
“Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 15 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Kanunun 15. maddesi, Adalet Bakanlığı teşkilat yapısını adeta baştan aşağıya değiştiriyor. Bu madde, 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nda yer alan “Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı” ibaresini “ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı” şeklinde değiştirerek, bakanlık bünyesinde uzun zamandır olmayan bir makamı yeniden canlandırıyor. Bu ani değişiklik, hukuk çevrelerinde ve siyasi kulislerde büyük yankı uyandırdı.
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNDEN SONRA BİR İLK
Hatırlanacağı üzere, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte bakanlık müsteşarlıkları kaldırılmış, yerine bakan yardımcılıkları getirilmişti. O dönemde, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile birçok müsteşar, doğrudan bakan yardımcısı olarak atanmıştı. Bu değişiklik, hükümetin daha hızlı karar almasını ve bürokrasiyi azaltmasını amaçlıyordu. Ancak, bu sistemin bazı eksiklikleri ve eleştirileri de beraberinde getirdiği biliniyordu. Yeni düzenleme, Adalet Bakanlığı özelinde bu uygulamadan geri adım atıldığını gösteriyor. Bu, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle getirilen idari yapıda ilk büyük değişikliklerden biri olarak kayıtlara geçti.
MÜSTEŞARLIK YENİDEN YAPILANDIRILIYOR
Yapılan bu değişiklikle, Adalet Bakanlığı bürokrasisinde yeniden müsteşarlık pozisyonuna geçilmiş oldu. Yani bakan yardımcısının yetki ve görev alanı, müsteşara devredilecek. Bu durum, müsteşarın bakanlık içindeki ağırlığını ve etkisini artıracak gibi görünüyor. Müsteşarın atanma yöntemi, görev süresi, yetki ve sorumlulukları gibi detayların ise ilerleyen günlerde çıkarılacak yönetmeliklerle netleşmesi bekleniyor. Hükümetin bu konuda nasıl bir yol izleyeceği ve müsteşarlık makamını hangi yetkilerle donatacağı merak konusu.
HUKUK ÇEVRELERİNDEN FARKLI YORUMLAR
Yapılan değişiklik, bazı hukukçular tarafından bürokrasideki denge ve denetim mekanizmalarının yeniden inşası olarak yorumlandı. Müsteşarın, bakanlık içindeki işlemlerde daha fazla kontrol ve denetim sağlayabileceği, bu sayede daha şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının benimsenebileceği ifade ediliyor. Ancak, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle getirilen yapının bu kadar kısa sürede değiştirilmesi, yeni sistemin işlevselliği üzerine tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. Bazı hukukçular ise, bu değişikliğin siyasi bir karar olduğunu ve bürokrasideki güç dengelerini değiştirmeye yönelik olduğunu savunuyor. Bu ani değişikliğin, Adalet Bakanlığı’nın işleyişi üzerinde nasıl bir etki yaratacağı ise zamanla görülecek.







