
Bülent Arınç, iktidara flaş eleştiriler yöneltti, İmamoğlu davasından yolsuzluk iddialarına kadar birçok konuda sert mesajlar verdi: “2001 ruhuna dönülmeli, adalet her şeyin önünde tutulmalı.”
İMAMOĞLU DAVASI: HUKUK DEVLETİ NEREDE?
Bülent Arınç, Ekrem İmamoğlu davasına ilişkin yaptığı açıklamada, hukuk devletinin temel ilkelerinin çiğnendiğini savundu. “Tutuksuz yargılama esastır,” diyen Arınç, “İnsanlar keyfi suçlamalarla hapsediliyor, sonra da geri dönüşü olmuyor. Bu kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. Arınç, yargının bağımsızlığına vurgu yaparak, siyasi baskıların adaleti zedelediğini belirtti. İmamoğlu davasının, Türkiye’nin hukuk devleti imajına büyük zarar verdiğini dile getirdi.
AKP’YE SERT ELEŞTİRİ: KURULUŞ İLKELERİ UNUTULDU MU?
AKP’nin kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını savunan Arınç, partinin 2001’deki ruhuna dönmesi gerektiğini vurguladı. “Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele sözü vermiştik,” diyen Arınç, “Şimdi bu sözlerin ne kadarını tutuyoruz?” sorusunu sordu. Arınç, AKP’nin halkın beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığını, bu nedenle de oy kaybı yaşadığını belirtti. Partinin yeniden güçlenmesi için, kuruluş ilkelerine dönülmesi ve halkın sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini savundu.
YARGIYA GÜVEN EROZYONU: HALK ADALETE İNANCINI KAYBEDİYOR
Türkiye’de yargıya olan güvenin ciddi şekilde azaldığını belirten Arınç, Anayasa Mahkemesi kararlarının çoğunun adil yargılama ihlalleri içerdiğine dikkat çekti. “Halk, adalete olan inancını kaybediyor,” diyen Arınç, “Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı gibi temel haklar korunmalı.” Arınç, yargının siyasi baskılardan arındırılması ve tarafsız bir şekilde görev yapması gerektiğini vurguladı. Adaletin sağlanamaması durumunda, toplumun huzurunun ve refahının da tehlikeye gireceğini belirtti.
ERDOĞAN’A DOLAYLI MESAJ: YARGIYA MÜDAHALE ETME
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da dolaylı mesajlar gönderen Arınç, yargı süreçlerine yürütmenin karışmaması gerektiğini savundu. “Cumhurbaşkanımızın bu tür davalarda taraf olmamasını arzu ederim,” diyen Arınç, “Yargı, bağımsız bir şekilde görevini yapmalı.” Arınç, yargıya müdahalenin, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olduğunu ve Türkiye’nin uluslararası itibarını zedelediğini belirtti. Erdoğan’ın, yargının bağımsızlığını koruyarak, hukukun üstünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.
SİYASİ DİLİN SERTLEŞMESİ: TERÖRİST YAFTASI KULLANILMAMALI
Siyasette kullanılan dilin sertleşmesini eleştiren Arınç, “Terörist” ve “hain” gibi yaftaların sıkça kullanılmasının, toplumda kutuplaşmaya yol açtığını belirtti. “Her muhalife bu sıfatlar kullanılırsa anlamı kalmaz,” diyen Arınç, “Siyasi söylem yumuşamalı.” Arınç, siyasetçilerin, farklı görüşlere saygı duyması ve yapıcı bir diyalog ortamı oluşturması gerektiğini vurguladı. Sert ve ayrıştırıcı dilin, toplumda gerginliği artırdığını ve uzlaşma zemininin kaybolmasına neden olduğunu belirtti.
ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK: BARIŞ İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
Geçmişte aktif rol aldığı çözüm sürecine yeniden destek veren Arınç, Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini savundu. “DEM Parti çevresindeki olumlu hava umut verici,” diyen Arınç, “Bu meseleyi barışçıl yollarla çözmek hepimizin sorumluluğu.” Arınç, terörle mücadelenin sadece güvenlik güçleriyle değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal çözümlerle de desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Barışın sağlanması için, tüm tarafların diyalog kurması ve ortak bir zeminde buluşması gerektiğini belirtti.







