
Açıklama: Açlık sınırı, Mart 2025’te asgari ücreti solladı! Birleşik Kamu-İş’in verilerine göre, açlık sınırı 25.720 TL’ye yükselerek, asgari ücretin 3.622 TL üzerine çıktı. Aileler temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldi.
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Mart 2025’e ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca yeterli ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması olan açlık sınırı, mart ayında 516 lira artarak 25 bin 720 liraya yükseldi. Bu rakam, 22 bin 104 lira 67 kuruş olan net asgari ücretin 3 bin 622 lira üzerine çıktı.
YOKSULLUK SINIRI ALARM VERİYOR
Raporda yer alan bir diğer çarpıcı veri ise yoksulluk sınırının mart ayında 2 bin 889 lira artarak 78 bin 230 liraya ulaşması oldu. Yoksulluk sınırı, bir ailenin sadece gıda değil, barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer temel ihtiyaçlarını da içeren toplam harcamaları temsil ediyor.
Son 12 ayda açlık sınırındaki artış 5 bin 628 lira, yoksulluk sınırındaki artış ise 20 bin 950 lira oldu. Yılın ilk üç ayında yoksulluk sınırındaki toplam artış ise 7 bin 182 lira olarak kaydedildi. Bu durum, ailelerin her geçen gün daha da zorlandığını gösteriyor.
ASGARİ ÜCRETLE HAYATTA KALMA MÜCADELESİ
Açıklamada, mevcut asgari ücretin dört kişilik bir ailenin sadece 26 günlük beslenme ihtiyacını karşılayabildiği belirtildi. Konfederasyona göre, iki kişinin asgari ücretle çalıştığı bir ailede toplam gelir bile yoksulluk sınırına ulaşamıyor. Bu durum, çalışanların ve ailelerinin sefalet içinde yaşamaya mahkum edildiği anlamına geliyor.
Ayrıca 14 bin 469 lira olan en düşük emekli maaşı da ancak 17 günlük beslenme giderine yetebiliyor. Emekliler de açlık ve yoksullukla mücadele etmek zorunda kalıyor.
BESLENME GİDERLERİNDEKİ KORKUNÇ ARTIŞ
Ankara’daki market fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre, dengeli ve sağlıklı beslenme için yapılması gereken harcamalarda da önemli artışlar yaşandı. Et, balık ve yumurta gibi temel protein kaynaklarına ulaşmak bile lüks haline geldi.
* Et, balık ve yumurta için harcama tutarı bir önceki aya göre 810 lira, yıllık bazda ise 1.908 lira artarak 7 bin 648 liraya yükseldi.
* Meyve harcaması 230 liralık artışla 2 bin 421 lira,
* Sebze harcaması 514 liralık artışla 3 bin 763 lira,
* Süt, yoğurt ve peynir harcaması ise 13 liralık azalmaya rağmen yıllık 1.007 lira artışla 5 bin 313 liraya ulaştı.
* Kuru bakliyat harcaması aylık değişmese de yıllık 76 lira artarak 487 liraya,
* Ekmek, un ve makarna harcaması 49 lira azalarak 2 bin 123 liraya,
* Pirinç ve bulgur harcaması ise 1 lira artarak 986 liraya çıktı.
* Yağ harcamaları 17 lira artışla 589 liraya,
* Şeker, bal, reçel ve pekmez harcaması 22 lira artarak 1.806 liraya yükseldi.
* Zeytin harcaması ise 14 lira azalarak 591 liraya geriledi.
UZMANLAR NE DİYOR?
Ekonomistler, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Asgari ücretin artırılması, vergi düzenlemeleri ve sosyal yardımların artırılması gibi adımların atılması gerektiği belirtiliyor.
VATANDAŞLAR NE HİSSEDİYOR?
Vatandaşlar ise gelecekten umutsuz olduklarını ve geçim sıkıntısından dolayı büyük bir stres yaşadıklarını ifade ediyor. Birçok aile, çocuklarının beslenmesinden kısarak ayakta kalmaya çalışıyor.
HÜKÜMET NE YAPACAK?
Hükümetin bu tablo karşısında nasıl bir adım atacağı merakla bekleniyor. Ekonomik krizin derinleştiği bu dönemde, vatandaşların refahını artırmaya yönelik politikaların hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, açlık ve yoksulluk daha da derinleşecek ve sosyal huzursuzluk artacaktır.









