
Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, kendisinden habersiz AKP’ye üye yapılması üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundu. Üyeliği iptal edilen Bildirici, olayın üstünün örtülmemesi gerektiğini belirterek hukuki sürecin takipçisi olacağını vurguladı.
“Şikayet Ettim, Sildiler… Ama Soruşturma Nerede?”
Bildirici, konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tepkisini dile getirdi:
“Nihayet AKP üyeliğinden kurtuldum! Şikayetlerim üzerine üyeliğimi sildiler. Fakat bu sahte üyeliği kimin, nasıl yaptığını soruşturma talebime yanıt vermediler. Artık bunu da suç duyurusu ile takip edeceğim.”
ADLİYEDE YAŞANAN ZORLUKLAR
Bildirici, suç duyurusu sürecinde karşılaştığı ilginç prosedürleri de kamuoyuyla paylaştı:
“AKP’ye üye yapılmamla ilgili suç duyurusunda bulundum ama ne zormuş! Bir metni önce sağ elle OTURARAK, AYAKTA ve ÇÖMELEREK, sonra da aynı şekilde sol elle yazmamı istediler! 6 sayfa dilekçeyi epey uğraşıp yazdım, şikayeti başardım!”
Bildirici’nin aktardığına göre, bu işlem el yazısının sahte üyelik formundaki yazıyla karşılaştırılması amacıyla yapılmıştı.
“ASIL MESELE O FORMU KİMİN DOLDURDUĞUNU BULMAK”
Faruk Bildirici, yaşananların ardından en büyük sorunun, bu usulsüzlüğü yapan kişinin ortaya çıkarılmaması olduğunu vurguladı. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Amaç benim el yazımla üyelik formundaki yazıyı karşılaştırmakmış. Fakat mesele o formu benim doldurmadığımı tespit etmek değil ki; kimin doldurduğunu bulmak olmalıydı. AKP’den hâlâ bir özür gelmedi. Eğer bu sistematik bir uygulama değilse, neden hâlâ bir açıklama yapılmadı?”
SAHTE ÜYELİK İDDİALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Bildirici’nin yaşadığı bu olay, daha önce de gündeme gelen habersiz siyasi parti üyelikleri konusunu yeniden tartışmaya açtı. Geçmişte de pek çok vatandaş, farklı partilere kendi bilgileri dışında üye yapıldıklarını ifade ederek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın internet sitesi üzerinden üyeliklerini iptal ettirmişti.
SİYASİ PARTİ ÜYELİKLERİNDE HUKUKİ SINIRLAR
Hukukçular, kişilerin izni olmadan siyasi partilere üye kaydedilmesinin, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kullanılması ve sahtecilik suçlarını oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Türk Ceza Kanunu’nda, bu tür usulsüzlükler için hem kamu görevlileri hem de özel şahıslar hakkında çeşitli cezai yaptırımlar öngörülüyor. Bu tür durumların yaşanması halinde, mağdurların derhal savcılığa başvurarak suç duyurusunda bulunmaları ve hukuki haklarını aramaları önem taşıyor.







