Çin, ABD ile varılan anlaşma çerçevesinde gemicilik ve taşımacılık alanındaki bazı karşı tedbirleri bir yıl süreyle askıya aldı. Karar, iki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinde olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Çin, ABD ile yaşanan ticaret gerilimini azaltma çabaları kapsamında önemli bir adım attı. Pekin yönetimi, iki ülke liderinin Güney Kore’de gerçekleştirdiği görüşmede varılan uzlaşma doğrultusunda, gemicilik ve taşımacılık sektöründe uyguladığı bazı karşı tedbirleri geçici olarak durdurduğunu açıkladı.
KARARIN KAPSAMI
Çin Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, ABD’nin Çin’in denizcilik, lojistik ve gemicilik sektörlerine yönelik başlattığı 301. madde soruşturması sonucu alınan önlemlere karşılık olarak uygulanan yaptırımlar, 10 Kasım 2026’ya kadar ertelendi. Bu kapsamda, Güney Koreli gemi inşa şirketi Hanwha’nın ABD’deki beş ortaklığına uygulanan kısıtlamaların yürürlüğü de askıya alındı.
LİMAN ÜCRETLERİNDE ASKIYA ALMA
Ulaştırma Bakanlığı da Washington yönetiminin, Çin gemilerine ton başına özel liman ücreti uygulamasına misilleme olarak Çin limanlarını kullanan Amerikan gemilerine getirilen ek ücretlerin bir yıl süreyle askıya alındığını duyurdu. Bu karar, iki ülke arasındaki gemicilik faaliyetlerinin daha rekabetçi bir ortamda sürdürülmesine olanak tanıyacak.
301. MADDE SORUŞTURMASI VE TİCARET SAVAŞLARI
ABD Ticaret Yasası’nın 301. bölümü, ABD Başkanı’na, uluslararası hukuku ihlal eden yabancı bir hükümetin eylemlerine karşı misilleme önlemleri alma yetkisi veriyor. Bu madde, son yıllarda özellikle Çin ile ABD arasında yaşanan ticaret savaşlarında sıkça gündeme gelmişti. Çin’in bu adımı, iki ülke arasındaki gerginliğin azaltılmasına yönelik bir işaret olarak değerlendiriliyor.
GELECEĞE YÖNELİK BEKLENTİLER
Çin ve ABD arasındaki ticaret ilişkilerinin geleceği, atılan bu adımların devamlılığına ve iki ülke liderlerinin diyalog sürecini sürdürme kararlılığına bağlı olacak. Uzmanlar, bu türden karşılıklı adımların, küresel ekonomideki belirsizliklerin azaltılmasına ve ticaretin serbestleşmesine katkı sağlayacağını belirtiyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin seyrini belirleyecek en önemli faktör, tarafların karşılıklı güveni yeniden tesis etme ve ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etme becerisi olacak.








