
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı’na yeni ve geniş yetkiler tanıyan yasa, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi. Yasayla birlikte dini yayınlara müdahale, erişim engelleme ve toplatma yetkisi Diyanet’e verildi. Bu durum, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, ifade özgürlüğü ve dini çoğulculuk açısından endişelere yol açtı.
DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU’NA YAYIN DENETİMİ YETKİSİ
Yeni yasa ile Din İşleri Yüksek Kurulu, resmi kurumların talebiyle dini yayınları inceleyebilecek ve mütalaa verebilecek. Ancak bu yetki, kurulun Kur’an-ı Kerim mealleri ve dini içerikli yayınları resen de denetleyebilmesine olanak tanıyor. Sakıncalı görülen yayınların basımı ve yayımı durdurulabilecek; yayılmış olanlar toplatılıp imha edilebilecek. Bu yayınlar internet ortamındaysa erişim engeli ve içerik kaldırma kararı alınabilecek. Bu durum, dini yayıncılık alanında bir sansür mekanizması oluşturabileceği eleştirilerine neden oluyor.
İTİRAZ SÜRELERİ VE KARARLARIN BAĞLAYICILIĞI
Diyanet’in talebiyle alınan kararlara itiraz süresi iki hafta ile sınırlandırıldı. Kararlar kesin olacak ve itiraz süreci, yayının toplatılmasını veya erişimin engellenmesini durdurmayacak. Bu durum, itiraz hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını zorlaştırabileceği ve Diyanet’in kararlarının yargı denetiminden geçirilmesini engelleyebileceği yönünde kaygılar yaratıyor. Hukukçular, bu düzenlemenin adil yargılanma ilkesine aykırı olabileceğini belirtiyorlar.
MUSHAF VE DİJİTAL KUR’AN YAYINLARINA SIKI DENETİM
Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu’nun yapısı yeniden düzenlendi. Başkan ve 12 üyeden oluşacak kurul, basılı ve dijital tüm mushafları denetleyecek. Onay ve mührü olmayan mealli mushaflar ile elektronik ortamlarda hazırlanan Kur’an yayınlarının basımı ve yayımı yasaklanacak. Kurulun onayı olmayan yayınlar da yine toplatılacak ve imha edilecek. Bu düzenleme, farklı meal yorumlarının ve dijital Kur’an platformlarının yasaklanmasına yol açabileceği ve dini bilgiye erişimi kısıtlayabileceği endişesini taşıyor.
DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN ALAN ÇALIŞMALARI
Yasa, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sahadaki etkinliğini artıracak şekilde yapılandırıldı. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, yurtlar, kamplar, cezaevleri ve sağlık kuruluşları gibi kurumlarda manevi danışmanlık ve din hizmeti sunacak. Dijital medya üzerinden dini içerikler üretip yaygınlaştıracak. Bu durum, Diyanet’in toplumun farklı kesimlerine ulaşmasını sağlarken, aynı zamanda devletin dini alandaki etkisini artırabileceği ve farklı inanç gruplarına yönelik ayrımcılığa yol açabileceği tartışmalarını beraberinde getiriyor.
DİNİ YAYINLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DAHA AKTİF
Bu müdürlük, basılı, sesli ve görsel yayınları hem hazırlayacak hem de dağıtacak. Türk İslam Sanatlarına ilişkin yayınları da kapsayacak şekilde çalışacak. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü olmadan dini derinlik içeren eserler yayımlanamayacak. Bu düzenleme, dini yayıncılık alanında bir tekelleşmeye yol açabileceği ve farklı dini düşüncelerin ifade edilmesini engelleyebileceği eleştirilerine neden oluyor.
CAMİ YÖNETİMİ VE YARDIMLAR DİYANET’TE
Cami ve mescitlerde düzenlenecek yardım kampanyaları Diyanet’in denetiminde olacak. Cami ve Kur’an kurslarındaki müştemilatın işletilmesi de Diyanet’in sorumluluğuna verildi. Yardım kampanyalarıyla ilgili tüm uygulama esasları da Başkanlıkça belirlenecek. Bu durum, camilerin ve dini kurumların Diyanet’in kontrolüne girmesine ve yerel inisiyatiflerin ortadan kalkmasına yol açabileceği endişesini taşıyor.







