
Savaş çanları çalıyor! Türkiye’nin yanı başı ateş çemberi… Peki, bu gerilim nereye varacak?
Üçüncü Dünya Savaşı mı kapıda? Yoksa ekonomik yıkım mı? Belirsizlik hakim…
Donald Trump’ın görevi Joe Biden’a devretmesiyle başlayan süreç, dünya sahnesinde dengeleri alt üst etti. ABD lideri, hem kendi ülkesiyle hem de küresel sistemle savaş halinde.
ABD’NİN YENİ STRATEJİSİ: DÜNYAYI KARIŞTIRMAK MI?
Trump’ın Çin ile büyük bir gerilim yaşayacağını düşünmek yanıltıcı olabilir. ABD’nin “5’li Çetesi” olarak adlandırılan grubunun Çin ile ilişkileri oldukça sağlam. Ancak dünya düzeninin yıkılmakta olduğu ve yerine neyin inşa edileceği belirsizliğini koruyor. Ülkeler, yeni bir yol haritası arayışında…
AVRUPA’NIN ARAYIŞI: ABD’YE ALTERNATİF GÜÇ MÜ?
Avrupa Birliği, büyük bir sarsıntı içerisinde ve kriz yönetimi konusunda yetersiz kalıyor. AB’nin silahlanma çabalarının temelinde, ABD ile yaşanan gerilim yatıyor. Rusya, Avrupa için bir tehdit unsuru olarak görülüyor. Trump’ın Avrupa’yı “terbiye etmek” amacıyla Rusya tehdidini kullanması, Avrupa’da “kendi başının çaresine bakma” arayışını körüklüyor.
KÜRESEL GÜÇ DENGESİ SARSILIYOR: ABD HEGEMONYASI SORGULANIYOR
Uluslararası sistem, dönüşüm sürecinde. ABD’nin hegemonyası sorgulanıyor. Trump, iddia ettiği gibi ABD’yi eski gücüne döndürmeye çalışıyor. Ancak Görland, Panama, Gazze ve Kanada ile ilgili işgal söylemleri akıllarda soru işaretleri bırakıyor. ABD Başkanı, söylediklerini hayata geçirir ve Amerika’yı güçlendirirse, bu durum küresel bir savaşın fitilini ateşleyebilir.
UKRAYNA KRİZİ: ABD VE RUSYA’NIN ÇIKAR ÇATIŞMASI MI?
ABD, kendisini “Dünya’nın başatı” olarak konumlandırdığı için attığı her adımı bu doğrultuda atıyor. Büyük devletler, daha fazla hata yapma lüksüne sahip olduklarını düşünüyor. Trump da bu “şımarıklık” ile hareket ediyor. Avrupa’nın merkez olma rolü artık ABD’nin elinde. Trump’ın Ukrayna’ya yaklaşımı da bu çıkar odaklı stratejinin bir parçası. ABD için Ukrayna’nın tek önemi, zengin mineral kaynakları. İddialara göre ABD ve Rusya, Ukrayna’yı paylaşmış durumda ve tamamen pragmatik bir yaklaşımla hareket ediyorlar.
Güvenlik risklerimiz her geçen gün artıyor. Dünya, tehlikeli bir gidişata doğru sürükleniyor.









