
Erbakan’ı anlamak, bir makine mühendisinin tüm kalıpları yıkmasıyla başlar. Bir bilim insanının, tüm İslam dünyasını derin uykusundan uyandırmasıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ağır ceza hakimi olan bir babanın oğlunun, akademik, sosyal ve manevi alanda olağanüstü işlere imza atmasıdır. Matematik, fen, astronomi, evrenin yaratılışı, demir madenleri ve tıptan bahseden bir bilim insanının aynı zamanda İslam’ı anlatmasıdır. Bir akademisyenin, hoca efendileri hayrete düşürecek kadar fıkıh, kelam, hadis, siyer ve akaid konularına hakim olmasıdır. Erbakan Hoca, “İslam şekil değil, şuur dinidir” demiştir. İslam ve İlim konferansıyla akıllara durgunluk veren yeni bir yorumla herkesi şaşırtmıştır. Erbakan Hoca, büyük bir özgüvenle tüm dünyaya meydan okuyordu: “Kim hangi alanda olursa olsun, erkekseniz karşıma çıkın” diyordu.
ERBAKAN’IN SİYASİ ARENAYA GİRİŞİ VE ETKİLERİ
Böylesine donanımlı bir ilim, hikmet ve gönül insanının siyaset sahnesine girmesi, dünya Siyonizm’ini de titretmeye başlamıştı. İslam Birliği’ne giden yolları tırnaklarıyla kazıyarak, emek emek inşa etti. “Yaşanabilir bir Türkiye” demeden önce, kimse Türkiye’nin yaşanmaz bir halde olduğunun farkında değildi. Yaşanabilir olmanın ne anlama geldiğini anlatmak için yola koyuldu. Yaşamak ve yaşatmak için hayatını ortaya koyan bu büyük dava adamı, var gücüyle çalışıyordu. Büyük ve evrensel bir slogana giden yolculuk, ikinci haykırışla daha da güçlendi. Türkiye henüz yaşanabilir hale gelmeden, “Yeniden Büyük Türkiye” ideali ortaya konmuştu bile. Erbakan Hoca, dünyanın egemen güçlerine karşı hem söylem hem de eylem bazında darbe üstüne darbe indiriyordu. Artık tüm hesaplar bozulmuş, “Yeni Dünya” planları suya düşmüştü. Yeni Dünya planlarına karşı, “Yeni Bir Dünya” ideali ortaya koyulmuştu. İşte Erbakan Hoca devriminin temel sloganları belirmişti: “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya.”
ERBAKAN’I ANLAMANIN ZORLUĞU VE DERİNLİĞİ
Erbakan’ı anlamak o kadar kolay değil. Büyük hedeflere ancak büyük fedakarlıklarla ulaşılabileceğini anlatan bir dava adamını anlamak, aşkı, azmi ve heyecanı anlamak, ilmi, fikri ve hikmeti anlamak hiç kolay değil. Üzerine düşündükçe anlamanın zorluğu daha da belirginleşiyor. Yaşamak ve yapabilmek için önce anlamak gerekiyor. Başarabilmek için önce anlayabilmek gerekiyor, ki bu hiç de kolay değil. Erbakan Hoca, ancak yıllar sürecek araştırmalar sonucunda anlaşılabilecek bir insan olarak tanımlanabilir. Erbakan Hoca’yı anlamak bile, ancak çok çalışmakla mümkün görünüyor.
ANLAMAK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR
Anlamak, kulaktan dolma bilgilerle değil, detaylı ve derinlemesine bir öğrenmeyle mümkündür. Erbakan Hoca’yı anlamak, akla gelmeyenleri hayal etmek, hedeflerin zor da olsa ulaşılabilir olduğuna inanmak ve bu inanç uğruna son nefese kadar mücadele etmektir. Erbakan Hoca’yı anlamak, tıpkı İstanbul’un fethinin müjdesinde olduğu gibi, iman ve inançla asırlar boyunca surları dövmek, burca bayrağı dikme hayaliyle yaşamaktır. Erbakan Hoca’yı anlamak, haktan yana olmak ve batıla karşı durabilmek demektir. Kim ne derse desin, bir dava adamı olarak yaşamak, alın teri dökmek ve yine bir dava adamı olarak son nefesi vermek demektir.
ERBAKAN’IN MİRASI VE GELECEĞE BAKIŞI
Erbakan demek, ne olursa olsun gelecekten asla ümidi kesmemek, zulmün ebedi olmadığına inanmak ve kötülüğün mutlaka yenileceğini bilmektir. Allah’ın izniyle yeryüzündeki zulümlere son vermek için gece gündüz çalışmak, yalnız Allah rızası için yaşamak ve Allah için ölmektir. Erbakan demek, mücahit olabilmek, mücahit kalabilmek ve bir mücahit olarak can verebilmektir.







