
2024 yılında Türkiye, Avrupa Birliği ülkelerinden tam 82 bin ton et ithal etti. Ancak bu devasa ithalat operasyonu, beklenen et fiyatlarındaki düşüşü bir türlü sağlayamadı. Vatandaş, “Milyonlarca Euro nereye gitti?” sorusunu sorarken, uzmanlar ithalatın çözüm olmadığını, asıl sorunun yerli üretimin desteklenmemesi olduğunu vurguluyor.
İTHALAT RAKAMLARIYLA ŞOK ETKİSİ
Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci’nin açıkladığı verilere göre, Türkiye’nin 2024 yılındaki et ithalatının toplam maliyeti dudak uçuklatıyor: 428 milyon Euro! Bu paranın büyük bir kısmı, tam 72 bin ton taze ve soğutulmuş et ile 9 bin 800 ton dondurulmuş et ithalatına harcandı. İthal edilen et miktarı devasa boyutlarda olmasına rağmen, bu durum marketlerdeki etiketlere yansımadı.
POLONYA’YA AKAN MİLYONLAR
İthalatın en dikkat çekici noktalarından biri, Polonya’dan yapılan yoğun alımlar oldu. Türkiye, bu dönemde Polonya’ya tam 267,2 milyon Euro ödeme yaptı. Bu durum, akıllara “Neden bu kadar çok et Polonya’dan alınıyor?” sorusunu getiriyor. Uzmanlar, Polonya’daki et üretim maliyetlerinin düşüklüğünün bu durumu tetiklediğini belirtirken, uzun vadede yerli üretimin desteklenmemesi halinde bu bağımlılığın artabileceği uyarısında bulunuyor.
VATANDAŞIN CEBİ YANIYOR
Milyonlarca Euro’luk ithalat yapılmasına rağmen vatandaş, uygun fiyatlı et bulmakta zorlanmaya devam ediyor. Alım gücündeki düşüş ve enflasyonun etkisiyle et, lüks tüketim maddesi haline geldi. Birçok aile, sofrasına et koymakta zorlanırken, kasaplar da iş yapamaz hale geldi. Durum böyle olunca, “İthalat çözüm mü, yoksa kriz mi yaratıyor?” sorusu daha da önem kazanıyor.
YERLİ ÜRETİCİ FERYAT EDİYOR
İthalatın çözüm olmadığı gerçeği, yerli üreticinin feryatlarıyla daha da belirginleşiyor. Üreticiler, desteklenmedikleri için üretim yapamaz hale geldiklerini, ithalatın ise sektörü daha da çıkmaza sürüklediğini ifade ediyor. Eğer ithalat yerine yerli üreticiye destek verilseydi, hem istihdam artışı sağlanacak, hem de et fiyatlarında uzun vadeli istikrar sağlanabilecekti. Uzmanlar, devletin acil olarak yerli üreticiyi destekleyecek politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, et fiyatlarındaki artışın önüne geçmek mümkün olmayacak.









