
Murat Ağırel ve Timur Soykan, sabahın ilk ışıklarında gözaltına alındı. Mahkeme, tartışmalı bir kararla yurt dışı yasağı ve imza şartı koyarak serbest bıraktı. Bu ani gelişme, basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
GÖZALTI ŞOKU VE NEDENLERİ
Gazeteciler Murat Ağırel ve Timur Soykan, sabah saatlerinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Bu ani operasyon, medya dünyasında büyük şaşkınlık yarattı. Gözaltı gerekçesi olarak, Flash Haber TV’nin devri ve satın alma süreciyle ilgili olarak yöneltilen “tehdit” ve “şantaj” suçlamaları gösterildi. Polis ekipleri, sabah saat 06.00 sularında her iki gazetecinin evinde arama yaptıktan sonra onları emniyete götürdü. Bu süreç, basın camiasında büyük tepkiyle karşılandı.
ADLİYEDEKİ GERGİN BEKLEYİŞ VE MAHKEME KARARI
Emniyetteki işlemlerin ardından Ağırel ve Soykan, adliyeye sevk edildi. Savcılık, ifadelerini almadan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdi. Hakimlik, uzun süren değerlendirmenin ardından her iki gazeteciyi de tutuklamaya gerek görmeyerek adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Adli kontrol kararı, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada üç gün imza atma zorunluluğunu içeriyordu. Bu karar, bazı kesimler tarafından yetersiz bulunurken, bazıları tarafından ise olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.
SOYKAN’DAN SERBEST KALINCA ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Tahliyesinin ardından ilk açıklamayı yapan Timur Soykan, kendisine yöneltilen suçlamaları “akılalmaz” olarak nitelendirdi. Soykan, “Yasa dışı bahis baronları banka ve televizyon satın alabiliyor ama bunu haber yapmak suç sayılıyor” diyerek tepkisini dile getirdi. Gazeteciliğin kriminalize edilmesine karşı uyarılarda bulunan Soykan, “Hakikatin peşinde olmaya devam edeceğiz” mesajını verdi. Bu açıklamalar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve basın özgürlüğüne dikkat çekilmesi açısından önemli bulundu.
AĞIREL: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR, YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Murat Ağırel ise yaptığı açıklamada, yasa dışı bahis ve kara para aklama suçlamasıyla anılan bir kişinin, yaptığı röportaj sonrasında kendisinden şikâyetçi olduğunu belirtti. Ağırel, “İkimizin de kayıt aldığı bir görüşmeyi etik şekilde gerçekleştirdik” dedi. Dosyada elle tutulur hiçbir delil bulunmadığını ve buna rağmen gözaltına alındıklarını vurguladı. “Gazetecilik suç değildir. Bu ülkenin çocuklarını zehirleyenleri yazmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Ağırel’in bu kararlı duruşu, meslektaşları ve destekçileri tarafından takdirle karşılandı.
MEDYA DÜNYASINDAN TEPKİLER VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Ağırel ve Soykan’ın gözaltına alınması ve ardından serbest bırakılması, medya dünyasında büyük bir dayanışma örneği sergilenmesine neden oldu. Birçok gazeteci, yazar ve sivil toplum kuruluşu, bu duruma tepki göstererek basın özgürlüğünün önemine vurgu yaptı. Sosyal medyada başlatılan kampanyalarla, gazetecilere destek mesajları yağdı. Bu olay, basın özgürlüğü konusundaki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne serdi.








