
Gazeteci İsmail Saymaz, Gezi Parkı soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla ev hapsine çarptırıldı. Karar, basın camiasında büyük yankı uyandırdı.
GÖZALTI VE İFADE SÜRECİ
İsmail Saymaz, Gezi Parkı olayları nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı darbe girişimine destek vermek” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Salı günü gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Saymaz’ın Gezi davası hükümlüleriyle yaptığı telefon görüşmelerine ve “açık kaynak faaliyetlerine” dikkat çekerek, Saymaz’ın Gezi direnişine katılımı teşvik ettiğini iddia etti. Savcılık ifadesinin ardından ev hapsi talebiyle mahkemeye sevk edilen Saymaz’ın duruşması 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma sonunda Saymaz’a ev hapsi cezası verildi.
SAYMAZ’IN SAVUNMASI
Gözaltı kararının ardından avukatı Aslı Kazan aracılığıyla bir açıklama yapan İsmail Saymaz, suçlamaları reddetti. Can Atalay’ı ve diğer Gezi tutuklularını toplumsal davaların avukatı olarak tanıdığını belirten Saymaz, Çiğdem Mater’i hem sosyal çevresinden hem de ailesinin meslektaşı olması nedeniyle tanıdığını ifade etti. Mücella Yapıcı ile haber kaynağı olarak görüştüğünü söyleyen Saymaz, Gezi olaylarını 1 Haziran’dan itibaren muhabir olarak takip ettiğini ve olayları yansız bir şekilde aktardığını vurguladı. Sokağa davet veya provokasyon içeren hiçbir paylaşım yapmadığını, siyasi iktidara yönelik antidemokratik yaklaşımlardan ve saldırgan bir dilden uzak durduğunu belirten Saymaz, Gezi eylemlerinin örgütlenmesinde, yayılmasında veya sürdürülmesinde herhangi bir rol almadığını savundu. Sadece Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesi gibi insan hakları ihlallerini kaleme aldığını ve bu gazetecilik çabasının hem ulusal hem de uluslararası basın örgütleri tarafından ödüllendirildiğini söyledi.
GAZETECİLİK FAALİYETLERİNE ENGEL Mİ?
Saymaz, 12 yıl boyunca Gezi Parkı eylemlerinden dolayı suçlanmadığını ve sorumlu gösterilmediğini, hakkında başka bir suç isnat edilemediği için Gezi Parkı dosyasına dahil edilmek istendiğini iddia etti. Gazetecilik faaliyetlerinin bu yolla engellenmeye çalışıldığını ve susturulmak istendiğini belirten Saymaz, suçsuz olduğunu ve ailesine sımsıkı sarıldığını ifade etti. Gözaltı kararı ve ev hapsi cezası, basın özgürlüğü ve gazetecilik faaliyetlerine yönelik bir engel olarak değerlendiriliyor. Olayın, Türkiye’deki basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirmesi bekleniyor. Birçok gazeteci örgütü ve sivil toplum kuruluşu, Saymaz’a destek açıklaması yaparak kararın kaldırılmasını talep etti.







