
Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan soruşturma ve gözaltı kararı sonrası İBB’ye kayyım atanıp atanmayacağı sorusu gündeme bomba gibi düştü. Hukukçular, olası bir tutuklama durumunda dışarıdan kayyım atanabileceğine dikkat çekiyor.
GÖZALTI ŞOKU VE SORUŞTURMANIN DETAYLARI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlatılan soruşturma, “suç örgütü yöneticiliği”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “terörle iltisak” gibi oldukça ağır suçlamaları içeriyor. Gözaltı süreci, ülke gündemine bomba gibi düşerken, kamuoyu İBB’ye kayyım atanıp atanmayacağı sorusuna kilitlenmiş durumda. Soruşturmanın kapsamı ve dayanakları hakkında henüz net bir açıklama yapılmazken, iddiaların ciddiyeti siyasi arenada da büyük yankı uyandırdı. İmamoğlu’nun avukatları, suçlamaların asılsız olduğunu savunurken, soruşturmanın siyasi bir motivasyonla başlatıldığı iddialarını da gündeme getirdi.
HUKUKÇULAR NE DİYOR? KAYYIM İHTİMALİ MASAYA YATIRILIYOR
Soruşturmanın seyrini ve kayyım atanma olasılığını değerlendiren hukukçular, mevcut durumun Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri çerçevesinde ilerlemesi halinde İBB’ye dışarıdan kayyım atanmasının hukuki dayanağının olabileceğini belirtiyorlar. Hukukçuların açıklamaları, kamuoyunda kaygı ve belirsizliği artırırken, sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
DR. REZAN EPÖZDEMİR’DEN KRİTİK UYARI: “TUTUKLAMA OLURSA DIŞARIDAN KAYYIM GELEBİLİR”
Hukukçu Dr. Rezan Epözdemir, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, belediye başkanının adi bir suçtan tutuklanması halinde belediye meclisi içinden yeni bir görevlendirme yapılacağını, ancak suçun terörle bağlantılı olması durumunda İçişleri Bakanlığı kararı beklenmeden dışarıdan kayyım atanabileceğini vurguladı. Epözdemir, bu sürecin Anayasa ve ilgili mevzuata uygun olduğunu da sözlerine ekledi. Ayrıca, örgüt yöneticisi sıfatıyla suçlanan kişinin, fiilen katılmasa dahi örgütün işlediği tüm suçlardan cezai sorumluluğunun bulunduğuna dikkat çekti.
HADİ DÜNDAR: “KAYYIM, HİZMET AKSAMAMASI İÇİN ATANIR”
Hukukçu Hadi Dündar ise, soruşturmanın devam ettiğini ve tutuklama ihtimali olması durumunda kayyım atanma olasılığının güçlendiğini belirtti. Dündar, kayyım atanmasının vatandaşların belediye hizmetlerinden mahrum kalmaması ve kamu düzeninin korunması amacıyla yapıldığını ifade etti. Bu açıklamalar, kayyım tartışmalarını daha da alevlendirirken, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiği yönündeki talepleri de artırıyor.
CHP’DEN SERT TEPKİ: “İBB’YE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Ankara’da olağanüstü MYK toplantısı gerçekleştirdi ve ardından İstanbul’a giderek İmamoğlu’nun evini ve İBB binasını ziyaret etti. Özel, İBB’ye sahip çıkacaklarını vurgulayarak, “Buradayız, bir yere ayrılmıyoruz” mesajını verdi. Sine-i millet ve seçim boykotu gibi ihtimallerle ilgili de konuşan Özel, Meclis’te boşalan koltukların iktidar tarafından doldurulmasıyla birlikte anayasa değişikliği çoğunluğunun doğabileceği uyarısında bulundu.
KAYYIM İÇİN OLASI SENARYOLAR: HUKUKÇULAR İKİ FARKLI YOL HARİTASI ÇİZİYOR
Hukukçular, kayyım atanması ihtimalinin Ekrem İmamoğlu’nun hukuki durumu ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. İlk senaryoya göre, eğer tutuklama kararı çıkmazsa soruşturma devam etse dahi İmamoğlu görevine devam edecek ve kayyım atanması söz konusu olmayacak. İçişleri Bakanlığı’nın uzaklaştırma kararı da devreye girmeyebilir. Ancak, ikinci senaryoda tutuklama kararı çıkması durumunda İçişleri Bakanlığı kararı beklenmeden, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. ve 46. maddelerine dayanarak dışarıdan kayyım atanabilir. Bu durumda İBB Meclisi’nden yerine vekil seçilmesi gibi bir yöntem uygulanmayacak.
SİYASİ TANSİYON YÜKSELİYOR: DEMOKRASİ TARTIŞMALARI ALEVLENDİ
Kayyım ihtimalinin gündeme gelmesi, yerel seçimlerde yüksek oyla seçilen belediye başkanlarının görevden alınmasına dair kamuoyunda demokrasi ve temsil hakkı tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Muhalefet cephesi, bu tür uygulamaları “seçim iradesine müdahale” olarak nitelendirirken, iktidar kanadı ise hukukun üstünlüğüne vurgu yaparak, soruşturmanın bağımsız bir şekilde yürütüldüğünü savunuyor. Siyasi tansiyonun yükseldiği bu ortamda, sürecin nasıl sonuçlanacağı ve İBB’nin geleceği merakla bekleniyor.







