İsrail, Güney Afrika’ya sığınan ve pasaportlarında İsrail damgası olmayan 150’den fazla Filistinliyi kendisinin sürgün ettiğini kabul etti. Bu durum, etnik temizlik iddialarını yeniden gündeme getirdi.
İşgalci İsrail, tartışmalı bir kararla Gazze’den Filistinlileri sürgün ettiğini itiraf etti. İsrail ordusuna bağlı COGAT birimi, yerel basına yaptığı açıklamada, Gazze’den Güney Afrika’ya gönderilen Filistinlilerin sorumluluğunu üstlendi. Açıklama, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve İsrail’in Filistinlilere yönelik politikaları hakkındaki tartışmaları alevlendirdi.
FİLİSTİNLİLERİN SÜRGÜNÜ NASIL GERÇEKLEŞTİ?
COGAT açıklamasında, İsrail’in Filistinlilerin üçüncü bir ülkeye kabul edilmesine onay verdiği ve bu nedenle Gazze’den çıkışlarını kolaylaştırdığı iddia edildi. Ancak, hangi üçüncü ülkenin bu kişileri kabul ettiği belirtilmedi. Sürgün edilen Filistinlilerin pasaportlarında İsrail çıkış damgasının olmaması ve Güney Afrika’da uzun süre bekletilmeleri, bu sürecin şeffaflığına dair ciddi soru işaretleri yarattı. İsrail Başbakanlık Ofisi ve Dışişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.
“AL-MAJD” İDDİALARI VE SİVİL TOPLUMUN TEPKİSİ
Haaretz gazetesinin haberine göre, 153 Filistinli, Gazze Şeridi’nden Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı aracılığıyla İsrail tarafına getirildi. Buradan otobüslerle Eilat’taki Ramon Havaalanı’na götürülen Filistinliler, Kenya üzerinden Johannesburg’a uçtu. İsrailli bir yetkili, “Al-Majd” adlı bir kuruluşun Filistinlilerin sınır kapısına taşınmasını sağladığını ve İsrail ordusunun da havalimanına kadar eşlik ettiğini iddia etti. Ancak, Güney Afrika merkezli bazı sivil toplum kuruluşları, “Al-Majd”ın İsrail ile bağlantılı olduğunu ve Filistinlileri Gazze’den sürgün etmek için çalıştığını öne sürdü.
GÜNEY AFRİKA’NIN TUTUMU VE İNSANİ YARDIM ÇABALARI
Güney Afrika Cumhuriyeti, başlangıçta pasaportlarında İsrail damgası olmayan Filistinlilerin girişine izin vermekte tereddüt etmiş, ancak daha sonra sığınma taleplerini kabul ederek ülkeye girişlerine izin vermişti. “Gift of the Givers” adlı insani yardım kuruluşu, Filistinlilere kalacak yer temin etme sözü vererek bu süreçte önemli bir rol oynadı. Mülteci statüsü talebiyle ülkeye gelen 153 Filistinli, pasaportlarındaki eksiklik nedeniyle yaklaşık 13 saat boyunca havalimanında beklemek zorunda kalmıştı. Bu durum, uluslararası arenada Güney Afrika’nın mülteci politikalarına dair tartışmaları da beraberinde getirdi.
İsrail’in bu itirafı, Gazze’deki Filistinlilere yönelik uzun süredir devam eden abluka ve baskı politikalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bölgedeki gerginliğin daha da artmasına neden olabilir. Uluslararası toplumun bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceği ve İsrail’e yönelik olası yaptırımların olup olmayacağı merakla bekleniyor.







