
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 3 Mayıs Türkçülük Günü’nde yaptığı sert açıklamalarla gündeme bomba gibi düştü. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli’yi hedef alarak, iktidarın Türkiye’yi “Türk’süzleştirme” hedefinde olduğunu iddia etti.
DERVİŞOĞLU’NDAN İKTİDARA SERT ELEŞTİRİLER
Dervişoğlu, Ankara’da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, mevcut iktidarın Türk kimliğini dışladığını ve Türkiye’yi “Türk’süz bir Türkiye” hayali kuran vesayet odaklarının yönetimine teslim ettiğini savundu. İktidarın politikalarını “ihanet süreci” olarak nitelendiren Dervişoğlu, bu sürecin Türkiye’yi bir bataklığa sürüklediğini belirtti.
“TÜRK SORUNU BU ÜLKENİN EN TEMEL MESELESİDİR”
Dervişoğlu, konuşmasında, “Bugün buradan ilan ediyorum: Bu ihanet sürecini yürütenlerin, ortaklarının ve yurt dışındaki hamilerinin bizi sürüklemeye cüret ettikleri bataklığın adı ‘Türk sorunudur!’ Bugün Türk’ten başka her şeyi dert etmelerinin nedeni de budur. Bu da artık sadece benim değil, milletimizin sorunudur” ifadelerini kullandı. Bu sözleri, salonda büyük yankı uyandırdı.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE AĞIR SUÇLAMALAR
İsim vermeden Erdoğan ve Bahçeli’yi hedef alan Dervişoğlu, “Biri, Cumhuriyetsiz demokrasi, diğeri Türk milliyetçiliğinden koparılmış Cumhuriyet fikrinin peşindedir. Hepsi Türk’süz bir Türkiye yaratmanın ya hülyasındadır, ya ikrarındadır” şeklinde konuştu. Bu sözler, iktidar kanadından henüz bir yanıt almadı.
ÇÖZÜM SÜRECİ ELEŞTİRİSİ: “YENİ FİLM VİZYONDA”
Dervişoğlu, eski çözüm süreci girişimlerine ve yeni anayasa çağrılarına da sert tepki gösterdi. “İmralı’da bugün yine aynı senaryonun devam filmi vizyonda, figüranları sahnededir. Türkiye’yi yeniden bir açılım bataklığına sokuyorlar” diyen Dervişoğlu, iktidarın terörle mücadeledeki samimiyetini sorguladı.
DIŞ POLİTİKA VE ANAYASA TARTIŞMALARI
Dış politikada da Cumhurbaşkanlığı sistemine eleştiri getiren Dervişoğlu, “Devletin dış politikası şahsi hamlelerle yönetiliyor. Kararların kaynağı devlet değil, şahıstır. Saraydan çıkan her karar Türk milletine değil, iktidarın kişisel dostluk ve düşmanlık ilişkilerine bağlıdır” dedi. Yeni anayasa tartışmalarını da gündeme taşıyan Dervişoğlu, “Askıya aldıkları Anayasa’nın yenisini talep etmek, milleti aptal yerine koymaktır. Devleti teröristlerle müzakere ettirecek kadar şuursuzlaştılar” ifadelerini kullandı.
MİLLİYETÇİLİK VURGUSU
Konuşmasının sonunda milliyetçiliği birleştirici bir ideoloji olarak tanımlayan Dervişoğlu, “Türk milliyetçisinin asli görevi, Türk milletini birleştirmektir. Bu bir hamaset değil, tarihin bize yüklediği zorunlu istikamettir” diyerek sözlerini tamamladı. Dervişoğlu’nun bu açıklamaları, siyasi arenada geniş yankı buldu ve önümüzdeki günlerde tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.







