
İstanbul Alarm Veriyor! Japon Uzman’dan Kıyamet Senaryosu!
Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, İstanbul için dillendirmekten kaçınılan o felaket senaryosunu açıkladı: 7.5 şiddetinde bir deprem an meselesi! Uzman, İstanbul’un zemin yapısının adeta bir saatli bomba gibi olduğunu ve yakın zamanda büyük bir sarsıntının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
ZEMİN GERÇEĞİ: İSTANBUL’UN KADERİYLE OYNAMAK!
Moriwaki, İstanbul’un özellikle bazı bölgelerindeki zeminin depreme karşı son derece dayanıksız olduğunu vurguladı. Avcılar, Esenyurt ve sahil şeridi gibi alanların adeta ölüm tuzağı olduğunu belirten uzman, “Bu bölgelerde yaşamak, bile bile lades demektir!” ifadelerini kullandı. Japon depremlerinden ders çıkarılması gerektiğini söyleyen Moriwaki, Türkiye’nin deprem önlemlerini acilen gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.
KENTSEL DÖNÜŞÜM: HAYATİ BİR ZORUNLULUK MU, RANT KAPISI MI?
Moriwaki, kentsel dönüşümün İstanbul için bir seçenek değil, hayati bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Ancak, dönüşüm projelerinin rant odaklı değil, insan hayatını merkeze alan bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. “Kentsel dönüşüm, sadece binaları yenilemek değil, hayatları kurtarmak demektir!” diyen uzman, yetkilileri daha dikkatli ve şeffaf olmaya çağırdı.
SAKİN KALMAK YETERLİ Mİ? İŞTE HAYATTA KALMA REHBERİ!
Deprem anında sakin kalmanın önemine değinen Moriwaki, bunun yeterli olmadığını, bilinçli hareket etmenin hayatta kalma şansını artıracağını söyledi. İşte uzmandan deprem sırasında yapılması gerekenler:
* Yaşam üçgeni oluşturun: Sağlam bir eşyanın yanına cenin pozisyonunda yatın.
* Cam ve seramikten uzak durun: Kırılan cam ve seramikler ölümcül olabilir.
* Deprem çantası hazırlayın: Su, gıda, düdük, maske ve ilk yardım malzemeleri bulundurun.
* Sesinizi duyurun: Arama kurtarma ekiplerinin sizi bulması için zemine vurarak ses çıkarın.
MÜHENDİSLİK FACİASI: BİNALAR MI MEZARLIĞIMIZ OLACAK?
Moriwaki, Türkiye’deki mühendislik eğitiminin yetersizliğine de dikkat çekti. Japonya’da mühendislerin uzun bir pratik eğitimden geçtikten sonra yetki aldığını, Türkiye’de ise bu sürecin çok daha hızlı işlediğini belirtti. Bu durumun yapı kalitesini olumsuz etkilediğini söyleyen uzman, “Türkiye’de binalar değil, mezarlar inşa ediliyor!” ifadeleriyle durumun vahametini gözler önüne serdi.







