
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) bilim insanları, deniz tabanındaki zehirli atıklardan enerji üretmeyi başardı. TÜRKPATENT’ten onay alan proje, geleceğin enerji sorununa kökten çözüm olabilir.
DENİZİN DİBİNDEKİ HAZİNE KEŞFEDİLDİ
KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Betül Saraç ve ekibi, deniz tabanında bulunan hidrojen sülfürü ayrıştırarak hidrojen gazı, tatlı su ve sülfür elde etmeyi hedefleyen çığır açan bir projeye imza attı. “Deniz Tabanından Hidrojen Sülfür Toplama Sistemi Projesi”, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
BİLİM İNSANLARINDAN ORTAK ÇALIŞMA
Prof. Dr. Betül Saraç, emekli öğretim üyesi babası Prof. Dr. Teoman Ayhan ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi araştırma görevlisi Bedir Ünver’in ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje, çevre dostu ve ekonomik bir enerji kaynağı yaratmayı amaçlıyor. Proje kapsamında, deniz dibindeki hidrojen sülfür içeren balçıklardan gaz ve kirli su ayrıştırılarak hidrojen gazı ve sülfür elde ediliyor.
MALİYETLERDE DEVRİM YARATACAK YÖNTEM
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, vakumlama yöntemiyle hidrojen sülfürü deniz yüzeyine çıkararak hidrojen elde etme prensibine dayanması. Bu yöntemin, geleneksel yöntemlere kıyasla 3,2 kat daha ucuza mal edilebileceği hesaplanıyor. Elde edilen hidrojen, temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak kullanılabilecekken, sülfür ise endüstriyel alanda değerlendirilecek. Ayrıca, deniz dibinden çıkarılan suyun yoğunlaştırılmasıyla temiz su üretimi de mümkün olacak.
GELECEĞİN ENERJİSİ DENİZİN DERİNLİKLERİNDE Mİ?
Proje, hidrojen sülfürün basınç farkı sayesinde kendiliğinden deniz yüzeyine çıkması prensibini kullanarak, önceki projelerdeki yüksek maliyet sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyor. Prof. Dr. Betül Saraç, projenin hayata geçirilmesi için Türkiye’deki enerji şirketleriyle görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Bu buluş, enerji sektöründe devrim yaratma potansiyeli taşıyor.
DOĞAL DENGEYE ZARAR VERMEYEN ÇÖZÜM
Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Teoman Ayhan, deniz tabanındaki balçıklarda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür ürettiğini ve bu gazın çıkarılmasında kullanılan vakumlama yönteminin doğal bir süreç olduğunu vurguladı. Ayrıca, ayrıştırma süreciyle tatlı su ve hidrojen gazının elde edilmesinin yanı sıra, sülfür üretiminin de mümkün olduğunu ifade etti. Bu, hem çevre dostu hem de sürdürülebilir bir enerji üretim modelinin mümkün olduğunu gösteriyor.









