
Şimşek’ten Bomba İtiraf: Dış Kaynak Girişi Sandığınız Gibi Değil!
Enflasyonla mücadelede kritik mesajlar veren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dış kaynak girişinin başladığını duyururken, yatırımların türü ve etkileri konusunda çarpıcı detaylar paylaştı. Piyasaları sallayan açıklamalar!
DIŞ KAYNAK GİRİŞİNDE ŞAŞIRTAN DETAYLAR
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Enflasyonla mücadele, cari açık ve bütçe disiplini konularına odaklanan Şimşek, özellikle dış kaynak girişinin başladığını müjdeledi. Ancak bu müjde, bazı önemli detayları da beraberinde getirdi. Şimşek, portföy yatırımlarının dalgalanmalara karşı kırılgan olduğunu, doğrudan yatırımların ise daha sürdürülebilir bir kaynak olduğunu vurguladı. Bu durum, dış kaynak girişinin kalitesi ve uzun vadeli etkileri konusunda soru işaretleri yarattı.
ENFLASYONDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Bakan Şimşek, son dönemde yaşanan finansal gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün dezenflasyonist bir etki yaratacağını belirtirken, finansal koşulların sıkılaşmasının talep kaynaklı enflasyonu sınırlayacağını ifade etti. Ancak Şimşek, Türk lirasında yaşanan değer kaybının kur geçişkenliği yoluyla enflasyonu etkilemeyeceği yönündeki beklentisinin de altını çizdi. Enflasyonun Merkez Bankası’nın tahmin aralığında kalma olasılığı yüksek olsa da, belirsizliklerin devam ettiği açıkça görülüyor.
CARİ AÇIKTA HEDEF SAPMASI OLASILIĞI
Cari denge konusunda da açıklamalarda bulunan Şimşek, küresel risklere rağmen enerji fiyatlarındaki düşüşün cari açık üzerinde olumlu etkiler yaratacağını belirtti. Ancak, yurt içi finansal koşulların sıkılaşmasıyla ithalatın sınırlanacağını ve Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin altında bir cari açık gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu ifade etti. Bu durum, ekonomik büyüme üzerinde baskı yaratabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
BÜTÇE DİSİPLİNİ VE MALİ KONTROL
Şimşek, bütçede disiplini sürdüreceklerini ve mali disiplini dezenflasyon sürecinin bir parçası olarak tanımladı. Sıkı finansal koşulların büyümeyi sınırlayabileceğini ve bunun gelir tarafında kısmi riskler yaratabileceğini kabul eden Şimşek, ancak bu durumun program açısından ciddi bir sapma oluşturmadığını savundu. Bütçe disiplinine verilen önem, kamu harcamalarında kısıtlamaların devam edeceğine işaret ediyor.
BORÇ YÖNETİMİNDE STRATEJİK HAMLELER
Hazine’nin borç yönetimi stratejilerine değinen Şimşek, kur ve faiz risklerini azaltma, güçlü nakit rezervi tutma gibi stratejik kriterlere dayalı bir finansman programı uyguladıklarını söyledi. İç piyasadan döviz borçlanma payının stratejik olarak azaltılacağını belirten Şimşek, 2025 yılı boyunca dış piyasalardan toplam 11 milyar dolar borçlanmayı planladıklarını aktardı. Bu hamlelerin, Türkiye’nin dış borç yükünü azaltmaya yönelik olduğu düşünülüyor.
ABD TEMASLARI VE YATIRIMCI GÜVENİ
Şimşek’in IMF, Dünya Bankası ve G-20 toplantıları için ABD’ye gideceği ve reyting kuruluşları, yatırım bankaları ve Amerikan firmalarıyla ikili görüşmeler gerçekleştireceği belirtildi. Özellikle tedarik zincirlerini Türkiye’ye kaydırmayı düşünen ABD’li şirketlerle temasların artırılacağını vurgulayan Şimşek, bu görüşmelerde “programda bir değişiklik yok, uygulamada kararlıyız” mesajını vereceklerini ifade etti. Bu temasların, Türkiye’ye yönelik yatırımcı güvenini artırmaya yönelik olduğu düşünülüyor.









