
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), TL’deki rekor düşüşü durdurmak için görülmemiş bir sıkılaştırma politikası başlattı. Gecelik faiz oranlarındaki ani yükseliş ve döviz piyasasına yapılan sert müdahaleler, piyasaları adeta ateş hattına soktu.
FAİZLERDE TARİHİ YÜKSELİŞ
TCMB’nin ani faiz artırımı kararı, gecelik faiz oranlarını görülmemiş seviyelere taşıdı. Haftalık bazda 370 baz puanlık bir artışla faizler, yatırımcıları şaşkına çevirdi. Bu durum, piyasalarda belirsizliği artırırken, kredi maliyetlerini de önemli ölçüde yukarı çekti.
LİKİDİTE OPERASYONU BAŞLADI
Sadece faiz artırımıyla yetinmeyen Merkez Bankası, piyasadan TL likiditesini çekmek için bir dizi önlem aldı. Politika faizinden fonlama durdurulurken, bankaların alternatif kaynaklara yönelmesi sağlandı. Bu durum, bankaların borçlanma maliyetlerini artırırken, kredi musluklarının da kısılmasına neden oldu.
11 MİLYAR DOLARLIK DÖVİZ SATIŞI
TCMB, döviz piyasasına da doğrudan müdahalede bulundu. İddialara göre, tek bir günde 11 milyar doların üzerinde döviz satışı gerçekleştirildi. Bu operasyon, TL’nin değer kaybını bir nebze yavaşlatsa da, rezervlerdeki erime endişeleri yeniden gündeme geldi. Toplamda 25-26 milyar dolara ulaştığı tahmin edilen döviz satışları, Merkez Bankası’nın kur savaşında ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor.
ALTERNATİF SİLAHLAR DEVREDE
Merkez Bankası, kur istikrarını sağlamak için sadece faiz artırımı ve döviz satışı değil, aynı zamanda bir dizi alternatif aracı da devreye soktu. TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri, vadeli depo ihaleleri ve likidite senetleri gibi araçlarla piyasadaki TL arzını azaltmaya çalışılıyor. Bu adımlar, dövize olan talebi azaltırken, TL’ye olan ilgiyi artırmayı hedefliyor.
PİYASALAR NE BEKLİYOR?
Merkez Bankası’nın bu sert sıkılaştırma politikası, piyasalarda farklı yorumlara neden oluyor. Bazı analistler, bu adımların TL’nin değer kaybını durdurabileceğini ve enflasyonu kontrol altına alabileceğini savunurken, bazıları ise bu durumun ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği endişesini taşıyor. Önümüzdeki günlerde Merkez Bankası’nın atacağı adımlar ve piyasaların tepkisi, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından belirleyici olacak.







