
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İBB soruşturması sonrası gözaltına alınan öğrenciler ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın tahliyesi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç’un açıklamaları, öğrenci protestolarını daha da alevlendirecek gibi görünüyor.
ÖĞRENCİ TUTUKLAMALARINA BAKAN’DAN YARGISAL BAĞIMSIZLIK VURGUSU
Adalet Bakanı Tunç, tutuklu öğrencilerin serbest bırakılması taleplerine yönelik olarak, yargı bağımsızlığı ilkesini vurguladı. “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmalar neticesinde bazı öğrencilerin gözaltına alınması üzücü bir durumdur. Ancak, yargı kararlarına müdahale etmemiz mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Bakan, savcılık ve sulh ceza hakimliklerinin yürüttüğü yargı sürecinin, anayasal güvence altında olan yargı bağımsızlığına uygun bir şekilde ilerlediğini savundu. Bu açıklama, tutuklu öğrenci yakınları ve destekçileri tarafından tepkiyle karşılandı. Öğrencilerin avukatları, tutuklamaların siyasi bir karar olduğunu ve yargı bağımsızlığının ihlal edildiğini iddia ediyor.
İŞKENCE İDDİALARINA SIFIR TOLERANS MESAJI
Bakan Tunç, özellikle sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde yer alan çıplak arama ve işkence iddialarına karşı net bir duruş sergiledi. “Bu tür uygulamalar asla kabul edilemez. Hukuk sistemimiz işkenceye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket etmektedir. Gerekli görüldüğü takdirde, bu iddiaların üzerine gidilecektir” dedi. Bakan, Türkiye’nin hukuk sisteminin, insan hakları ve adalet standartlarına uygun olduğunu savunarak, Avrupa’daki bazı ülkelerde uygulanan farklı arama yöntemlerine de dikkat çekti. Ancak, insan hakları örgütleri ve avukatlar, Türkiye’de gözaltı süreçlerinde işkence ve kötü muamele iddialarının yaygın olduğunu ve etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirtiyorlar.
MAHİR POLAT’IN TAHLİYE SÜRECİ ADLİ TIP RAPORUNA BAĞLI
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın tahliyesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, Polat’ın sağlık durumunun incelendiğini ve tahliye kararının Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapora göre verileceğini söyledi. “CMK 109 ve Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Kanunu uyarınca, Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda karar verilecektir. Polat’ın tedavi süreci uzmanlar tarafından değerlendirilmektedir” dedi. Bakan Tunç, Adli Tıp raporlarına göre adli kontrol kararlarının verilebileceğini ve nihai kararın savcılık ve sulh ceza hakimliği tarafından verileceğini ifade etti. Polat’ın avukatları, müvekkillerinin sağlık durumunun cezaevinde kalmasına elverişli olmadığını ve derhal tahliye edilmesi gerektiğini savunuyor.
DIŞ MÜDAHALE İDDİALARINA SERT TEPKİ
Bakan Tunç, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen yargı müdahalesi iddialarına da sert tepki gösterdi. “Yargı bağımsızdır. Ne içeriden ne de dışarıdan herhangi bir talimat almaz. Türkiye’nin hukukunu yabancı ülkelere şikayet etmek kabul edilemez” diyerek, bu tür spekülasyonların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bakan’ın bu açıklaması, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir.
Bakan Tunç’un açıklamaları, kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Hükümet yanlısı çevreler, Bakan’ın yargı bağımsızlığı vurgusunu desteklerken, muhalefet ve insan hakları savunucuları, tutuklamaların siyasi amaçlı olduğunu ve yargının hükümetin kontrolünde olduğunu savunuyorlar. Öğrenci protestolarının önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.







