
Sera Gölü Alarm Veriyor! Cennet mi Bataklığa Dönüşüyor?
Trabzon’un gözbebeği Sera Gölü, yapılan onca çalışmaya rağmen yeniden çamur deryasına döndü. Turistler şokta, uzmanlar endişeli: “Geri dönüşü olmayan bir felakete doğru mu gidiyoruz?”
GÖLÜN HAZİN SONU: ÇAMUR VE MOLOZ YİNE İŞ BAŞINDA
Trabzon’un incisi Sera Gölü, geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağışların ardından adeta kabus dolu bir görüntüye büründü. Yapılan tüm temizlik çalışmalarına ve inşa edilen çökeltim havuzuna rağmen, göl yeniden çamur ve molozla doldu. Bölge halkı ve turistler, gölün bu içler acısı hali karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
TEMİZLİK ÇALIŞMALARI YETERSİZ Mİ KALDI?
2024 yılının Ekim ayında başlatılan ve yaklaşık 8 ay süren temizlik çalışmalarında göl tabanından 200 bin metreküp rüsûbat çıkarılmıştı. Ayrıca, göle ulaşan kirleticilerin azaltılması amacıyla bir çökeltim havuzu da inşa edilmişti. Ancak 5 Haziran 2025 tarihinde yaşanan sağanak yağış, çökeltim havuzunun kapasitesini aştı ve vadiden taşınan toprak, odun parçaları ve molozlar göle ulaşarak felakete davetiye çıkardı.
UZMANLAR UYARIYOR: TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR
Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Özdemir, Sera Gölü’nün karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekerek şunları söyledi: “Gölün kirlenmesi ve dolma riski, acil önlem alınması gereken ciddi sorunlardır. Tarım faaliyetlerinden kaynaklanan kimyasallar ve evsel atıklar, göl yüzeyinde alg patlamalarına neden oluyor. Bu durum sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda ekosistemi de tehdit ediyor.”
KALICI ÇÖZÜM İÇİN NE YAPILMALI?
Prof. Dr. Özdemir, gölü besleyen vadideki ırmaklarda ıslah çalışması yapılmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Yağmurla birlikte vadiden gelen moloz ve toprak, gölü her yağışta dolduruyor. Dinlenme havuzları sadece geçici bir çözüm sunuyor. Asıl çözüm, vadideki ırmakların ıslahı ve çevre halkının bilinçlendirilmesidir” dedi.
BATAKLIK MI, CENNET Mİ? SEÇİM BİZİM
Sera Gölü’nün bataklık haline gelme riskine dikkat çeken Prof. Dr. Özdemir, “Turizm açısından değerli bir noktadayız. Gölün çamurla dolması ve renk değiştirmesi, ziyaretçileri olumsuz etkiliyor. Eğer gerekli ıslah çalışmaları yapılır ve fosfor-azot girişi engellenirse, göl 5 yıl içinde kendini yenileyebilir. Ancak bu süreci doğru yönetemezsek, elimizde doğal bir göl değil, bataklık kalacak” uyarısında bulundu.
GELECEK NESİLLERE NE BIRAKACAĞIZ?
Sera Gölü’nün geleceği belirsizliğini koruyor. Yetkililerin ve halkın işbirliğiyle kalıcı çözümler üretilmezse, bu doğal güzellik geri dönüşü olmayan bir şekilde yok olabilir. Unutmayalım ki, doğaya yaptığımız her yatırım, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır.
Kaynak: Haberts









