
“Yeni nesil siyaset” söylemi havada kaldı! Vaatler ve icraatlar arasındaki uçurum gençleri sandıktan uzaklaştırıyor. Saadet Partisi lideri Arıkan’ın “değişim” çağrıları, eski usul atamalarla çelişince tepkiler büyüyor.
SÖZDE KALAN YENİLİK
Siyasette “yeni nesil” furyası, içi boşaltılmış bir pazarlama stratejisine mi dönüştü? Partiler gençlerin ilgisini çekmek için bu ifadeyi kullanıyor, fakat özünde bir değişiklik yaşanmıyor. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın “yeni nesil siyaset” vurgusu da bu şüpheleri beraberinde getiriyor. Arıkan, değişen dünyanın farkında olduklarını belirtse de, halk artık sadece söylemlere değil, yapılanlara bakıyor. Şeffaflık çağında, siyasi liderlerin tutarlılığı her zamankinden daha önemli.
LİYAKAT KRİZİ VE ESKİ TAS ESKİ HAMAM ATAMALAR
Yeni nesil siyaset iddiası, kadrolarla ve atamalarla desteklenmeli. Liyakat, şeffaflık, dinamizm ve temsil kabiliyeti gibi değerler, artık sadece teoride kalmamalı. Ancak Arıkan’ın bazı il başkanı atamaları, bu değerlerle örtüşmüyor. Siyasi tecrübesi yetersiz, iletişim dili eski ve halkla bağı zayıf isimlerin göreve getirilmesi, Arıkan’ın sözleriyle çelişiyor ve tabanda hayal kırıklığı yaratıyor.
ZİHNİYET DEVRİMİ ŞART
Sadece genç olmak, yeni nesil siyasetçi olmak için yeterli değil. Asıl mesele, zihniyet dönüşümünü gerçekleştirmek, yeni bir dil ve bakış açısı geliştirmek. Aksi takdirde, “yeni nesil siyaset” söylemi anlamsız bir slogana dönüşüyor. Gençler, kendilerini anlayan, temsil edebilen, onlarla aynı dili konuşan liderler istiyor. Siyaset, sadece “tecrübe”ye değil, “dijital okuryazarlığa”, “toplumsal duyarlılığa” ve “gelecek vizyonuna” da ihtiyaç duyuyor.
DEĞİŞİM SADECE NİYETLE OLMAZ
Arıkan’ın “değişim” arzusu samimi olabilir, ancak değişim sadece niyetle değil, irade ve somut adımlarla gerçekleşir. Sadece söylemde kalan, uygulamaya geçmeyen hiçbir dönüşüm inandırıcı olmaz. Yeni nesil siyaset iddiasında bulunuyorsak, öncelikle kendi içimize dönüp söylemlerimizi hayata nasıl geçirdiğimizi sorgulamalıyız.
KADROLARDAKİ YENİLİK ZORUNLULUĞU
Gerçek değişim, sadece kürsülerde değil, kadrolarda ve karar alma mekanizmalarında da görünür olmalı. Aksi takdirde siyaset, genç seçmenin gözünde bir kez daha itibar kaybeder. Sloganlarla değil, eylemlerle yeni nesli kucaklamak gerekiyor.









