
Trabzon’un en gözde mekânı Sümela Manastırı’nın ardındaki sır perdesi aralanıyor! Tarihi derinlikleri, mistik atmosferi ve nefes kesen manzarasıyla Sümela, ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. İşte bu eşsiz yapının bilinmeyenleri ve merak edilen tüm detayları…
SÜMELA MANASTIRI: TARİHİN DERİNLİKLERİNE YOLCULUK
Trabzon’un Maçka ilçesinde, Altındere Vadisi’nin sarp kayalıkları üzerinde adeta bir kartal yuvası gibi yükselen Sümela Manastırı, köklü tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Deniz seviyesinden 1.150 metre yükseklikteki bu tarihi yapı, sadece bölgenin değil, tüm dünyanın en önemli kültürel miraslarından biri olarak kabul ediliyor. MS 386 yılında inşa edildiği tahmin edilen manastır, yüzyıllar boyunca Rum Ortodoks dünyasının en önemli dini merkezlerinden biri olmuş ve bünyesinde barındırdığı efsanelerle de adından sıkça söz ettirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de saygı görmüş ve korunmuş olan Sümela, 1923’te yaşanan mübadele ile birlikte terk edilerek uzun bir süre kaderine terk edilmiştir.
EFSANELER VE GERÇEKLER: SÜMELA’NIN SIRLARI
Sümela Manastırı’nın kuruluşuna dair birçok efsane bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olanı, manastırın Atinalı iki keşiş olan Barnabas ve Sophronios tarafından kurulduğudur. Keşişlerin rüyalarında Meryem Ana’yı bebek İsa ile birlikte gösteren bir ikona görmeleri ve bu ikonun bulunduğu yeri keşfetmeleri üzerine manastırın inşasına başladıkları rivayet edilir. Bir diğer efsane ise, ikonanın mucizevi bir şekilde kendiliğinden kayalıklar arasına yerleştiği ve keşişlerin bu kutsal mekânı işaret olarak kabul ederek manastırı inşa ettikleridir. Tarihi kaynaklar ise, manastırın inşasında Trabzon İmparatoru III. Aleksios’un büyük rol oynadığını ve yapının 14. yüzyılda Türkmen akınlarına karşı bir savunma noktası olarak da kullanıldığını göstermektedir.
MÜBADELE VE TERK EDİLİŞ: SÜMELA’NIN KARANLIK GÜNLERİ
1916-1918 yılları arasında Trabzon’un Rus işgali altında kalmasıyla birlikte Sümela Manastırı, bağımsız bir Pontus devleti kurmayı hedefleyen Rum milisler tarafından karargâh olarak kullanılmıştır. Ancak 1923’te gerçekleşen nüfus mübadelesi sonucunda bölgedeki Hristiyan nüfusun Yunanistan’a göç etmesiyle Sümela Manastırı, kaderine terk edilmiştir. Göç eden Karadenizli Rumlar, Yunanistan’ın Veria şehrinde Sümela Manastırı’nın adını taşıyan yeni bir kilise inşa etmişler ve her yıl Ağustos ayında, eskiden Trabzon’daki manastırda yapılan dini törenleri burada devam ettirmektedirler. Manastırın terk edilmesinin ardından uzun yıllar boyunca bakımsız kalması, yapının büyük ölçüde zarar görmesine neden olmuş ve restorasyon çalışmalarının başlamasına kadar geçen süre, Sümela için karanlık bir dönem olmuştur.
YENİDEN DOĞUŞ: SÜMELA’NIN RESTORASYONU VE TURİZME KAZANDIRILMASI
Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmaları sayesinde Sümela Manastırı, yeniden eski ihtişamına kavuşmaya başlamıştır. Yıllar süren titiz çalışmalar sonucunda manastırın ana kaya kilisesi, şapeller, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ve kutsal ayazma gibi bölümleri restore edilerek ziyarete açılmıştır. 2010 yılında, 88 yıl aradan sonra ilk kez, Ortodoks dünyası için kutsal kabul edilen 15 Ağustos’ta manastırda bir ayin düzenlenmiş ve bu tarihi ibadeti İstanbul Rum Ortodoks Patriği I. Bartholomeos yönetmiştir. Günümüzde Sümela Manastırı, sadece dini bir yapı olmanın ötesinde, tarihi ve doğal dokusuyla Trabzon’un en önemli turistik merkezlerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Manastırın yeniden turizme kazandırılması, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlamış ve Sümela’nın adını bir kez daha tüm dünyaya duyurmuştur.









