
SÜT KRİZİ: ÜRETİCİ CAN ÇEKİŞİYOR, YEM BARONLARI MI KAZANIYOR?
Türkiye süt üreticisi, yıllardır süregelen ve giderek derinleşen bir krizle karşı karşıya. “Süt karşılığı yem” uygulamasıyla adeta kıskaca alınan çiftçiler, üretim yapamaz hale gelmenin eşiğinde. Rekabet Kurumu’nun soruşturması umut ışığı olsa da, yapısal sorunlar çözülmeden bu krizin aşılması mümkün görünmüyor.
YEM PRANGASI ALTINDAKİ ÇİFTÇİLER
Süt sanayicilerinin, üreticilere “Sütünü alırım ama bir kısmını benden yem alarak ödeyeceksin” şartı koşması, çiftçileri zor durumda bırakıyor. Nakit ihtiyacı olan üreticiler, yem almaya zorlanarak gelirlerinden mahrum kalıyor. Mazot, elektrik, işçi maaşı gibi temel giderlerini karşılayamayan çiftçiler, bu uygulamaya isyan ediyor. Üreticiler, “Paramızı nakit alamıyoruz, sütümüzün karşılığını yemle veriyorlar,” diyerek yaşadıkları mağduriyeti dile getiriyor. Ayrıca, “Yem pahalı, süt ucuz; iki taraftan da kaybediyoruz,” ifadeleri, durumun vahametini gözler önüne seriyor.
PİYASA DENGESİ NASIL BOZULUYOR?
Normal şartlarda 1 litre süt ile en az 1,3-1,5 kilo yem alınabilmesi gerekiyor. Ancak “süt karşılığı yem” uygulaması bu dengeyi bozarak, yem fiyatlarını piyasa ortalamasının üzerine çıkarırken, süt fiyatlarını düşürüyor. Bağımsız yem firmalarının devre dışı kalmasıyla rekabet azalıyor ve uzun vadede süt arzında düşüş yaşanıyor. Bu durum da tüketiciye fiyat artışı olarak yansıyor.
REKABET KURUMU’NUN SORUŞTURMASI NE ANLAMA GELİYOR?
Rekabet Kurumu’nun 39 firma hakkında soruşturma başlatması, üreticiler için bir umut ışığı oldu. Kurumun koyduğu kurallar, üreticinin yem almaya zorlanamaması, gönüllü alımlarda marka veya miktar dayatması yapılamaması, faturaların düzenli denetlenmesi ve üreticilere haklarını anlatan bilgilendirme yapılması gibi maddeler içeriyor. Ancak üreticiler, bu kuralların sahada uygulanmadığı sürece etkisiz kalacağını düşünüyor. Daha önce yapılan denetimlerin ve kesilen cezaların caydırıcı olmadığına dikkat çekiyorlar.
KÖKLÜ ÇÖZÜMLER ŞART
Uzmanlara göre, sorun sadece “dayatma” ile sınırlı değil. Yem maliyetlerinin büyük ölçüde ithalata bağlı olması, uygulamanın kaldırılmasının yem fiyatlarını düşürmeye yetmeyeceğini gösteriyor. Merkez Bankası analizleri de, yem üzerindeki KDV indirimlerinin bile süt ve yem fiyatlarını anlamlı şekilde etkilemediğini ortaya koyuyor. Yem fiyatlarını belirleyen asıl unsurlar; hammadde maliyetleri, ithalat politikaları ve piyasa yapısı olarak belirtiliyor.
NASIL BİR YOL İZLENMELİ?
Çözüm için yerli hammadde üretiminin artırılması, ithalat maliyetlerinin azaltılması ve üreticiye doğrudan destekler verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Sektör temsilcileri, Rekabet Kurumu’nun soruşturmasını önemli bir adım olarak değerlendiriyor ancak tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Süt sektöründe yıllardır süregelen bu uygulamanın sona erdirilmesi için yapısal çözümlerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, çiftçilerin köyleri terk etmesi ve süt arzında ciddi düşüşler yaşanması kaçınılmaz olacak. Pansuman tedbirler yerine, köklü çözümlerle bu krize müdahale edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Türk süt sektörü büyük bir çöküşle karşı karşıya kalabilir.









