
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tartışma yaratan yeni düzenlemesiyle, iki yıl ekilmeyen araziler devlet kontrolüne geçiyor. Çiftçiler tedirgin, uzmanlar ikiye bölündü: Bu düzenleme üretim hamlesi mi, mülkiyet hakkına darbe mi?
TARIMDA YENİ DÖNEMİN SİNYALLERİ
Türkiye tarımında deprem etkisi yaratan bir düzenleme hayata geçirildi. Hükümet, atıl durumdaki tarım arazilerini ekonomiye kazandırmak amacıyla radikal bir adım atarak, iki yıl üst üste ekilmeyen arazileri kiralama yetkisini eline aldı. Bu karar, çiftçiler arasında büyük bir endişeye yol açarken, uzmanlar da düzenlemenin uzun vadeli etkileri konusunda farklı görüşler belirtiyor.
NEDEN BU KADAR TARTIŞMALI?
Düzenlemenin en çok tartışılan noktası, arazi sahibinin rızası olmadan arazinin kiralanabilmesi. Hükümet, bu durumun atıl arazilerin ekonomiye kazandırılması ve tarımsal üretimin artırılması için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak birçok çiftçi, bu kararın mülkiyet haklarının ihlali anlamına geldiğini düşünüyor. “Toprak benim, ekmek benim karar benim olmalı” diyen çiftçiler, düzenlemenin adil olmadığını ve kendi geleceklerini belirsizliğe sürüklediğini belirtiyor.
HANGİ ARAZİLERİ KAPSIYOR?
Düzenleme, sadece iki yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerini kapsıyor. Geçen yıl ekilen ancak bu yıl boş bırakılan araziler şimdilik düzenleme dışında. Tarım ve Orman Bakanlığı, düzenlemenin amacının çiftçileri cezalandırmak değil, atıl durumdaki potansiyeli harekete geçirmek olduğunu vurguluyor. Ancak çiftçiler, ekonomik zorluklar, girdi maliyetlerindeki artış ve doğal afetler gibi nedenlerle arazilerini ekmekte zorlandıklarını, bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.
KİRALAMA SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Kiraya verilecek araziler, muhtarlık panolarında ve il müdürlüklerinin internet sitelerinde ilan edilecek. Kiralama işlemleri sezonluk olarak yapılacak. Birden fazla başvuru olması durumunda, en yüksek teklifi veren taraf öncelikli olacak. Kira gelirleri doğrudan arazi sahibine aktarılacak. Miras paylaşımı yapılmamış araziler için ise kira bedeli, kamu bankalarında açılan hesaplara yatırılacak.
ÇİFTÇİLER NE DİYOR?
Düzenlemeye tepki gösteren çiftçiler, “Biz tarlamızı keyfimizden boş bırakmıyoruz. Mazot olmuş dünya para, gübre desen ateş pahası. Devlet bize destek olmak yerine tarlamıza el koyuyor” şeklinde konuşuyor. Birçok çiftçi, düzenlemenin küçük üreticileri daha da zor durumda bırakacağını ve tarımsal üretimin azalmasına neden olacağını düşünüyor.
UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ
Tarım ekonomistleri, düzenlemenin doğru uygulanması halinde tarımsal üretimde verimlilik artışı sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak mülkiyet hakkı uzmanları, düzenlemenin hukuki açıdan sorunlu olduğunu ve Anayasa’ya aykırı olabileceğini savunuyor. Hukukçular, devletin mülkiyet hakkına bu kadar doğrudan müdahale etmesinin ileride benzer uygulamalara zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor.
EKONOMİYE ETKİSİ NE OLACAK?
Türkiye’de yüzbinlerce hektar tarım arazisi yıllardır ekilmiyor. Bu düzenleme ile atıl arazilerin üretime kazandırılması, hem gıda arz güvenliğini artıracak hem de ekonomiye katkı sağlayacak. Uzmanlar, düzenlemenin tarımsal üretime yüz milyonlarca liralık katkı yapabileceğini öngörüyor. Ancak düzenlemenin başarılı olup olmayacağı, çiftçilerin tepkileri ve uygulamanın detayları belirleyecek.







