
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde, dört yıl önce havaya ateş açılması sonucu hayatını kaybeden Emir Yuşa Atıcı, ölüm yıldönümünde gözyaşlarıyla anıldı. Acılı baba Mustafa Atıcı, hem evladının acısını hem de adaletin sağlanmamasına olan öfkesini dile getirdi.
ACILI BABANIN FERYADI: ŞEHRE KÜSKÜNÜZ
Olayın yaşandığı o kara günü anlatan Mustafa Atıcı, yürek burkan sözlerle yaşadığı derin acıyı ve kırgınlığı ifade etti: “Sonsuzluğa gönderilen bir mermi, evladımızın hayatını söndürdü. Dört yıldır bu acıyla yaşamaya çalışıyoruz. Annesi perişan, öfkeli, hayata küskün… Bu şehre küskün, çünkü kimse sesini çıkarmadı. Oğlumdan sonra Boztepe’de Kerem adında bir evladımızı daha kaybettik. Bu olaylar neden hala devam ediyor? Neden hiçbir önlem alınmıyor?”
Atıcı, olayın ardından sadece Trabzon Barosu, bireysel silahlanmaya karşı mücadele veren Umut Vakfı ve Trabzonspor’dan destek gördüklerini vurgulayarak, “Katil bulunana kadar bu şehir bizim için bitti,” dedi. Bu sözler, sadece bir babanın feryadı değil, aynı zamanda adalete olan inancın sarsıldığının da bir göstergesiydi.
TRABZON BAROSU’NDAN SERT TEPKİ: YORGUN MERMİ CİNAYETTİR
Anma törenine katılan Trabzon Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Tayfun Tuna, “yorgun mermi” vakalarının en ağır suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi: “Bu, tamamen öngörülebilir bir cinayettir. Hukuken de bu eylemler ‘olası kast’ veya ‘bilinçli taksir’ çerçevesinde değerlendirilerek ağır suç olarak kabul edilmelidir. Havaya ateş açmak bir kutlama değil, ölüm riskini barındıran büyük bir sorumsuzluktur.”
Tuna, cezaların caydırıcı olmasını, mevzuattaki boşlukların giderilmesini ve kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesini talep etti. Yorgun merminin sadece bir kaza olmadığını, sonuçları öngörülebilir bir suç olduğunu vurguladı.
SİLAH, EĞLENCENİN ARACI MI, ÖLÜM SAÇAN ALET Mİ?
Tuna, vatandaşlara da önemli bir çağrıda bulundu: “Silah, asla bir eğlence aracı değildir. Sevinçlerimizi mermilerle değil, şarkılarla, şenliklerle paylaşalım. Unutmayın ki o mermi, sizin elinizden çıkıp bir başkasının hayatını karartabilir.” Bu sözler, silahın toplumdaki yanlış kullanımına ve yarattığı tehlikeye dikkat çekiyordu.
TOPLUMSAL DUYARLILIK ÇAĞRISI: BU SORUMLULUĞU HEP BİRLİKTE ÜSTLENELİM
Tören, Emir Yuşa Atıcı’nın anısına yapılan saygı duruşuyla sona erdi. Baro yetkilileri, bu tür sorumsuz davranışların önüne geçebilmek için toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğinin altını çizdi. Yorgun mermi vakalarının son bulması için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiği vurgulandı. Aksi takdirde, Emir Yuşa gibi masum canların kaybedilmeye devam edeceği uyarısı yapıldı. Bu acı olay, sadece bir ailenin değil, tüm toplumun yüreğinde derin bir yara olarak kalmaya devam edecek.
Kaynak: Haberts









