
Trabzon’da şehir plancıları, sahil şeridindeki betonlaşmaya karşı sert çıktı. Son 40 yılda denizin yok edildiğini belirten uzmanlar, yeni dolgu projeleriyle geleceğin karartıldığını savundu.
40 YILLIK KIYI FACİASI GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ
Trabzon Şehir Plancıları Odası Sözcüsü Ercan Şen, kentteki kıyı şeridinin dramatik değişimini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. 1985’ten günümüze uzanan süreçte denizin nasıl kaybedildiğini anlatan Şen, “Artık denizimiz yok. Sahilimiz kentten koparıldı” ifadelerini kullandı. Sahile ulaşmak isteyenlerin her seferinde denizden uzaklaştığını vurgulayan Şen, denize ulaşamayan dereler ve dolgu alanları nedeniyle yaşanan su baskınlarının kent için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
TRABZON, DENİZDEN NASIL KOPARILDI?
Şen, Trabzon’un denizden koparılma sürecini detaylı bir şekilde anlattı. “Deniz üzerinde olması gerekmeyen her şey, deniz üzerine inşa edildi,” diyen Şen, spor tesisleri, camiler, yollar, parklar ve hatta şehir hastanesinin dahi dolgu alanları üzerine kurulmasının kabul edilemez olduğunu savundu. Bu yapıların kara üzerinde de rahatlıkla planlanabileceğini vurguladı.
KOLAY ARAZİ HIRSINA DOĞA KURBAN EDİLDİ
Şehir Plancıları Odası Sözcüsü, deniz dolgularının kolay arazi kazanma yöntemi olarak görülmesine tepki gösterdi. Bu süreçte Trabzon halkının denizle olan bağının geri dönülemez bir şekilde koptuğunu belirten Şen, “Bu kadar dolgu yapmak gerçekten zorunlu muydu?” sorusunu yöneltti ve mevcut projelerin sürdürülebilirlikten uzak olduğunu iddia etti.
DENİZ SADECE MANZARA DEĞİL, KENTİN RUHUDUR
Kentin kıyı şeridindeki dönüşümün sadece fiziksel değil, sosyal etkiler de yarattığını vurgulayan Şen, “Deniz sadece bir manzara değildir; kentin kimliğinin, toplumsal yaşamın bir parçasıdır. Bu bağ koparıldığında şehir de ruhunu kaybeder,” dedi.
YENİ DOLGU PLANLARINA ACİL DUR DENİLMELİ
Trabzon’da halen yeni dolgu projelerinin gündemde olmasına şaşkınlıkla karşıladığını belirten Şen, “Bir yandan sahilini koruyan, geliştiren kentlere imreniyoruz. Diğer yandan elimizde kalan az sayıdaki doğal kıyıyı da kaybedecek projeleri konuşuyoruz. Artık bir metrekare dahi dolgu yapılmamalı,” şeklinde konuştu.
CEPHE SAĞLIKLAŞTIRMA DEĞİL, TEK TİPLEŞTİRME DAYATMASI
Şen, sadece deniz dolgularını değil, kent estetiğine yönelik projeleri de eleştirdi. Trabzon’daki cephe sağlıklaştırma uygulamalarının tartışmalı olduğunu belirten Şen, bu uygulamaların kentin özgün kimliğini yansıtmaktan uzak olduğunu savundu. “Kent merkezinde yapılan cephe düzenlemeleri, sağlıklaştırma adı altında tek tipleştirme projelerine dönüştü. Her sokak birbirine benziyor, tarihi dokunun izleri siliniyor,” dedi.
BU BİR ÖZELEŞTİRİDİR: SESSİZ KALAN HERKES SUÇLU
Şen, konuşmasının sonunda sadece yöneticilere değil, tüm Trabzon halkına seslendi. Yapılanların sadece yöneticilerin değil, toplumsal sessizliğin bir sonucu olduğunu vurgulayan Şen, “Bu söylediklerimiz bir anlamda tüm Trabzonlular adına bir özeleştiridir. Yönetenlerin sunduğu her şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmenin sonuçlarını yaşıyoruz. Biz şehir plancıları olarak tarihe not düşüyoruz. Yarın biri çıkıp ‘Bunca şey yapılırken siz neredeydiniz?’ diye sorarsa, ‘Biz demiştik’ demekten öteye geçemeyebiliriz. Ama bu mücadele sürecek,” ifadelerini kullandı.
KENT HAKKI VE DOĞAL ALANLAR İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI
Trabzon’da şehir plancılarının yaptığı bu açıklamalar, kent hakkı, kıyı kullanımının kamusal olması ve sürdürülebilir kentleşme açısından hayati bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle Karadeniz sahil şeridinde yıllardır süregelen dolgu alanları ve kıyı kayıpları, sadece Trabzon’un değil, tüm bölgenin geleceğini tehdit ediyor. Uzmanlar, bu konuda acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Haberts









