
Trabzonlu emekli inşaat mühendisi Uluer Vardaloğlu, deniz tutkusunu sıra dışı bir şekilde evine taşıdı. Yıllarını denize ve teknelere adayan Vardaloğlu, emekli olduktan sonra bu sevgisini bambaşka bir boyuta taşıyarak evini adeta bir tekne müzesine dönüştürdü.
ÇOCUKLUK AŞKI DENİZ, EMEKLİLİK TUTKUSU TEKNE MAKETLERİ
Uluer Vardaloğlu’nun deniz sevgisi çocukluk yıllarına kadar uzanıyor. Yıllarca yelken sporuna tutkuyla bağlanan ve gerçek boyutlu tekneler inşa eden Vardaloğlu, yaşının ilerlemesiyle bu uğraşının zorlaşması üzerine yeni bir hobiye yöneldi: Tekne maketleri yapmak. Ancak bu sadece bir hobi olarak kalmadı, Vardaloğlu’nun evini sıra dışı bir sanat eserine dönüştürmesinin de başlangıcı oldu.
EVİN DUVARLARI YARIM KESİT TEKNE KOLEKSİYONUYLA SÜSLENDİ
Vardaloğlu, yaptığı yarım kesitli tekne maketlerini evinin duvarlarına monte ederek görenleri şaşkına çeviren bir dekorasyon oluşturdu. Her biri büyük bir titizlikle hazırlanan bu maketler, sadece birer hobi ürünü değil, aynı zamanda denizcilik kültürüne duyulan saygının da bir göstergesi. Vardaloğlu, “Bir tekneyi yaklaşık 2-3 ayda tamamlıyorum. Duvarda sergilenen tekneler dekoratif amaçlı yarım kesit modeller,” diyor.
KARADENİZ’E ÖZGÜ ‘ÇIRNIK’ SEHPAYA DÖNÜŞTÜ: TÜRKİYE’DE TEK!
Vardaloğlu’nun evindeki en dikkat çekici eserlerden biri ise sehpa olarak kullandığı tekne modeli. Karadeniz’e özgü, halk arasında “çırnık” olarak bilinen balıkçı kayığının 1/16 ölçeğinde yapılan bu maket, orijinaline sadık kalınarak kestane ağacından inşa edildi. Bu sehpa, Vardaloğlu’nun deniz sevgisini ve el becerisini bir araya getiren eşsiz bir çalışma olarak öne çıkıyor. Vardaloğlu, “Denizde başladık, evimizde bitirdik. Şimdiye kadar yaptığım en iddialı eser bu sehpadır. Türkiye’de bir benzeri yok. Orijinal formuna sadık kaldım, tamamen el emeğiyle yaptım,” şeklinde konuşuyor.
EGZOTİK AĞAÇLAR AFRİKA VE HİNDİSTAN’DAN
Çalışmalarında çoğunlukla egzotik kökenli ağaçlar kullanan Vardaloğlu, bu malzemeleri Afrika ve Hindistan’dan temin ediyor. Farklı ağaç türlerinin dokusu ve renkleri, maketlere ayrı bir zenginlik katıyor. Vardaloğlu’nun kullandığı malzemelere gösterdiği özen, eserlerinin kalitesini ve değerini artırıyor.
DENİZ SEVGİSİNİN SOMUT HALİ: KÜLTÜREL MİRASA KATKI
Uluer Vardaloğlu, tekne maketlerinin sadece bir hobi olmadığını, aynı zamanda kültürel bir mirasın yaşatılması açısından da önemli olduğunu vurguluyor. Yıllardır süregelen deniz tutkusunu evine taşıyan Vardaloğlu, bu tutkusunu gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Onun evini bir tekne müzesine dönüştürmesi, deniz sevgisinin ne kadar güçlü bir şekilde yaşatılabileceğinin en güzel örneklerinden biri.
Kaynak: Haberts









