
Trabzon ve çevresi, keşfedilmeyi bekleyen termal sularıyla adeta bir şifa merkezi olma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bölgedeki termal kaynakların sağlık turizmi açısından büyük bir fırsat sunduğunu belirtirken, bu potansiyelin değerlendirilmesiyle Trabzon’un ekonomik olarak kalkınabileceğine dikkat çekiyor.
TRABZON’DA TERMAL TURİZMİN POTANSİYELİ
Trabzon, doğal güzelliklerinin yanı sıra yer altı kaynaklarıyla da dikkat çekiyor. Bölgedeki termal suların yüzeye yakınlığı ve şifalı özelliklere sahip olması, sağlık turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Bilimsel çalışmalarla desteklenen termal turizm yatırımları, Trabzon’u uluslararası alanda tanınan bir sağlık merkezi haline getirebilir.
DEPREMLERİN TERMAL KAYNAKLARA ETKİSİ
Son dönemde yaşanan depremler, Trabzon’daki termal kaynakların yüzeye daha yakın bölgelere yükselmesine neden oldu. Bu durum, termal turizm açısından yeni fırsatlar doğururken, bölgedeki potansiyelin daha da artmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, depremlerin etkisiyle ortaya çıkan bu yeni durumu değerlendirerek, termal turizm yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.
12 AY TURİZM İÇİN TERMAL SULAR UMUT VADEDİYOR
Trabzon’un turizm gelirlerini 12 aya yaymak için termal turizm büyük bir fırsat sunuyor. Yaz aylarında deniz turizmiyle ön plana çıkan bölge, kış aylarında da termal turizmle ziyaretçi çekebilir. Bu sayede Trabzon, yıl boyunca turizmden gelir elde ederek ekonomik olarak kalkınabilir. Esnaf, acenteler, taşımacılar ve rehberler gibi tüm paydaşlar, termal turizm sayesinde 12 ay boyunca gelir elde etme imkanı bulabilir.
KİSARNA VE AKOLUK MADEN SULARI MERCEK ALTINDA
Trabzon merkeze yakın konumda bulunan Kisarna Maden suyu, Akoluk ve Araklı Bereketli Mahallesi’ndeki maden suları, termal turizm açısından büyük bir potansiyele sahip. Bu bölgelerde yapılacak bilimsel çalışmalar, kaplıca turizmi konusunda önemli veriler elde edilmesini sağlayabilir. Yeterli araştırma bütçesi ayrılarak yapılacak çalışmalarla, bölgedeki termal suların özellikleri ve tedavi edici etkileri daha detaylı bir şekilde belirlenebilir.
JEOLOJİK KOŞULLAR VE SICAK SU KAYNAKLARI
KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Gültekin, sıcak su kaynaklarının oluşumunu ve önemini vurgulayarak, “Sıcak su kaynakları, yeryüzüne düşen meteorik kökenli suların (yağmur, kar, vs) yeraltına doğru hareket ederek, kayaçların kırık, çatlak ve gözeneklerinde birikip, jeotermal gradyan veya volkanik faaliyet, tektonizma gibi herhangi bir ısıtıcı kaynak tarafından ısıtılmış yer altı suyunun yeryüzüne çıkmasıyla oluşmaktadır” dedi. Gültekin, kaplıca sularının normal yeraltı sularına göre daha fazla çözünmüş madde içerdiğini ve bu özelliklerinden dolayı sağlık sektöründe bazı hastalıkların tedavisinde yardımcı unsur olarak kullanıldığını belirtti.
DOĞU KARADENİZ’DEKİ POTANSİYEL
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Ordu, Rize ve Artvin gibi illerde sıcak su kaynakları ve kaplıca tesisleri bulunurken, Trabzon’da kendiliğinden yüzeye çıkan bir sıcak su kaynağı mevcut değil. Ancak son yıllarda jeotermal aramaları yeni yöntemlerle jeoloji ve jeofizik mühendislerinin birlikte yürüttüğü çalışmalarla yapılıyor. Karar vericiler ile uygulamacıların birlikte yer alacakları projeler, yeni sıcak su sahalarının keşfi için büyük önem taşıyor.









