
Yozgat’ta düzenlenen mitingde traktörüyle sahneye çıkan 65 yaşındaki çiftçi, ekonomik çöküşü haykırarak yetkililere seslendi: “Tarlalarımız kuruyor, umutlarımız tükeniyor!”
CHP’nin Yozgat mitingi, bir çiftçinin yürek burkan feryadına sahne oldu. Büyükincirli köyünden gelen 65 yaşındaki çiftçi, traktörünün üzerinden inerek mikrofonu kaptı ve gözyaşları içinde ülkenin gidişatına isyan etti.
ÇİFTÇİNİN FERYADI: TARIM CAN ÇEKİŞİYOR
“Özgür Özel’e destek için geldim, ama içim kan ağlıyor,” diyerek sözlerine başlayan çiftçi, tarımın içinde bulunduğu durumu acı bir dille anlattı. “Gittiğimiz yer uçurum, tutunacak dalımız kalmadı,” sözleri miting alanında yankılandı.
BUĞDAY TARLASINDA GÖZYAŞI: EMEĞİMİZ ÇÖPE GİDİYOR
Yıllardır buğday üretimiyle geçimini sağlayan çiftçi, artık tarlasından umudunu kestiğini belirtti:
“Buğday ekiyoruz, didiniyoruz, ama elimize hiçbir şey geçmiyor. Gübreye, mazota, ilaca para yetiştiremiyoruz. Tarlayı sürsek zarar, bıraksak zarar. Nereye gideceğimizi şaşırdık.”
Artan maliyetler ve düşen gelirler nedeniyle birçok çiftçinin iflasın eşiğinde olduğunu vurguladı.
PAZARA GİDECEK HALİMİZ KALMADI: AÇLIĞA MAHKUM EDİLİYORUZ
Geçim sıkıntısının dayanılmaz boyutlara ulaştığını ve temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiklerini söyledi:
“Çarşıya pazara gitmeye yüzümüz kalmadı. Çocuklarımıza meyve bile alamıyoruz. Açlığa mahkum ediliyoruz.”
SANDIKTA ÇALINAN OYLAR: ADALET NEREDE?
Konuşmasında 2019 yerel seçimlerine de değinen çiftçi, Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının iptal edilmesine sert tepki gösterdi:
“35 yıllık diploması olan adamı bir gecede nasıl görevden alırsınız? Bu resmen halkın iradesine ihanettir.”
Seçim sürecindeki adaletsizliklerin halkın vicdanını yaraladığını ifade etti.
MEMLEKET BATIYOR: GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE YOK OLUYORUZ
Çaresizliğini ve umutsuzluğunu şu sözlerle dile getirdi:
“65 yaşındayım, böyle bir çöküş görmedim. Memleket gözlerimizin önünde batıyor, kimse sesimizi duymuyor mu? Topraklarımız kuruyor, geleceğimiz kararıyor.”
Toplumun yönlendirilerek yanlış kararlar almaya itildiğini savundu:
“İnsanlar kendi aklıyla düşünemiyor mu? Nereye sürüklendiğimizi görmüyorlar mı?”









