
ABD’de 11 eyalet ve Kentucky Valisi Andy Beshear, yerel yönetimlerin acil durum ve terörle mücadele fonlarına kısıtlamalar getirdiği gerekçesiyle Donald Trump yönetimine dava açtı.
Michigan, Oregon ve Arizona’nın da aralarında bulunduğu, çoğunluğu Demokrat 11 eyalet ile Demokrat Kentucky Valisi Beshear, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ve Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) aleyhine Oregon’un Eugene kentindeki Bölge Mahkemesine başvurdu.
Eyaletler ve Beshear, acil durum ve terörle mücadele fonlarının harcanması için tanınan sürenin kısaltılması ve fonların alınabilmesi için eyaletlerin, göçmenlik yasaları uyarınca sınır dışı edilen kişiler hariç güncel nüfus verilerini sunma zorunluluğu getiren uygulamaya itirazda bulundu. Şikayet dilekçesinde, bu adımların “kamu güvenliği ve acil müdahale fonlarına uygunsuz engeller” oluşturduğu savunuldu.
Dava dilekçesinde, “Trump yönetimi, FEMA’nın rolünü azaltma ve afet yönetiminin yükünü eyaletlere devretme isteğini defalarca dile getirdi. Bu da tutarsız bir afetle mücadele yapısı oluşturur.” ifadelerine yer verildi.
Eyaletler “güncel nüfus bildirimi” şartını “keyfi ve mantıksız” olarak nitelendirilerek eyaletlerin anlık nüfus kayıtları tutmadığı, göçmenlik kaynaklı sınır dışı edilmelerin izlenmesinin DHS’nin görevi olduğu ve federal yasaların fon tahsisi için nüfus sayımı verilerinin kullanılmasını zorunlu kıldığına dikkati çekti.
Ayrıca, FEMA’nın fonların harcanma süresini üç yıldan bire düşürmesinin de eyaletlerin kaynakları etkin biçimde kullanmasını “neredeyse imkansız hale getirdiği” ifade edildi.
DHS’den bir sözcü ise Associated Press’e (AP) yaptığı açıklamada değişikliklerin “federal kaynakların etkin ve şimdiki zamanın güvenlik önceliklerine uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya yönelik metodik bir çabanın parçası” olduğunu belirtti.
FEMA her yıl eyaletlere ve bölgelere milyarlarca dolarlık afet yönetimi ve iç güvenlik hibesi sağlıyor.
Acil Durum Yönetimi Performans Hibesi (EMPG) ödenekleri ise eyalet nüfuslarına dayalı olarak dağıtılıyor.
FON KISINTISI KARARI
Donald Trump yönetiminin aldığı bu tartışmalı karar, eyaletlerin afetlere ve acil durumlara hazırlık ve müdahale kapasitelerini ciddi şekilde etkileme potansiyeli taşıyor. Özellikle doğal afetlerin sıklığı ve şiddeti giderek arttığı bir dönemde, bu tür fonların kısılması, kamu güvenliği açısından büyük risk oluşturabileceği endişesi yaratıyor. Eleştirmenler, bu adımın, Trump yönetiminin federal hükümetin rolünü küçültme ve sorumluluğu eyaletlere devretme stratejisinin bir parçası olduğunu savunuyor.
EYALETLERİN TEPKİSİ
11 eyaletin ve Kentucky Valisi’nin ortaklaşa dava açması, bu karara karşı duyulan öfkenin ve endişenin boyutunu açıkça gösteriyor. Eyaletler, fon kısıtlamalarının, sadece afetlere müdahale yeteneklerini zayıflatmakla kalmayıp, aynı zamanda terörle mücadele çabalarını da olumsuz etkileyeceğini vurguluyor. Dava dilekçesinde yer alan ifadeler, eyaletlerin bu kararı, kamu güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit olarak algıladığını ortaya koyuyor.
GELECEK SENARYOLARI
Bu davanın sonucu, ABD’deki federal ve eyalet hükümetleri arasındaki güç dengesi açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Eğer mahkeme, eyaletlerin lehine karar verirse, bu durum, Trump yönetiminin yetkilerini kısıtlayabilir ve eyaletlerin özerkliğini güçlendirebilir. Ancak, mahkeme yönetimin lehine karar verirse, bu durum, federal hükümetin eyaletler üzerindeki kontrolünü artırabilir ve eyaletlerin acil durum yönetimi kapasitelerini daha da zayıflatabilir. Her iki senaryoda da, bu davanın sonuçları, ABD’deki kamu güvenliği politikaları ve afet yönetimi stratejileri üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabilir.









