
Şubat ayında işsizlik azaldı ama istihdam da düştü. Genç kadın işsizliğinde ise rekor artış görüldü.
TÜİK’in yayımladığı 2025 Şubat ayı işgücü istatistikleri, Türkiye’de işsizlik oranının bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 8,2’ye gerilediğini ortaya koydu. Bu gerilemeyle birlikte toplam işsiz sayısı 95 bin kişi azalarak 2 milyon 886 bine düştü.
Ancak aynı dönemde istihdam edilen kişi sayısı da 149 bin kişi azalarak 32 milyon 314 bine geriledi. Bu, istihdam oranında da düşüş anlamına geliyor. Şubat ayında istihdam oranı yüzde 48,8 olarak kaydedildi.
KADIN İŞSİZLİĞİ: ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR MU?
Cinsiyet dağılımı incelendiğinde, işsizlik oranı:
Erkeklerde yüzde 6,7
Kadınlarda ise yüzde 11,0 olarak belirlendi.
Bu veriler, kadın istihdamının Türkiye işgücü piyasasında hâlâ ciddi bir yapısal sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor. Kadınların işgücüne katılım oranı düşük kalırken, işsizlik oranlarının daha yüksek seyretmesi ekonomik eşitliğe ulaşmada hâlâ uzun bir yol olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle eğitimli genç kadınlardaki işsizlik oranının yüksekliği, beyin göçü ve demografik sorunlar açısından kaygı verici bir durum yaratıyor. Devletin bu konuda acil ve etkili politikalar geliştirmesi gerekiyor.
GENÇ İŞSİZLİK: GELECEĞİMİZ KARARIYOR MU?
Genç nüfus, yani 15-24 yaş aralığındaki bireylerde işsizlik oranı, bir önceki aya kıyasla 0,1 puan artarak yüzde 15’e çıktı.
Bu yaş grubunda:
Erkek genç işsizlik oranı: %10,8
Kadın genç işsizlik oranı: %22,7 olarak tahmin edildi.
Özellikle genç kadınlarda işsizlik oranının oldukça yüksek seyretmesi, eğitim, işgücü katılımı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi faktörlerin ekonomideki etkisini açıkça yansıtıyor. Gençlerin iş bulma umutlarını kaybetmesi ve nitelikli işgücünün yurt dışına yönelmesi, ülke ekonomisi için uzun vadede ciddi sorunlara yol açabilir.
İŞGÜCÜNE KATILIM: KADINLAR NEDEN DIŞARIDA?
TÜİK verilerine göre istihdam oranı:
Erkeklerde: %66,0
Kadınlarda: %31,9
Bu tablo, kadınların işgücü piyasasına erişimindeki sınırlamaları net şekilde ortaya koyuyor. Kadınlar, hem daha az iş gücüne katılıyor hem de katıldıklarında daha yüksek oranda işsiz kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, toplumsal cinsiyet rolleri, çocuk bakımı sorumlulukları ve işverenlerin ayrımcı tutumları gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor olabilir.
İŞSİZLİK AZALIYOR AMA İSTİHDAM NEDEN DÜŞÜYOR? GERÇEKLER NE ANLATIYOR?
Verilerde dikkat çeken detaylardan biri, işsiz sayısının azalmasına rağmen istihdam edilen kişi sayısının da gerilemesi. Bu durum iş gücünden çekilen birey sayısının artmasıyla açıklanabilir. Yani bazı bireyler, iş aramaktan vazgeçtiği için artık işsiz kategorisinde yer almıyor ve bu durum işsizlik oranında iyileşme gibi görünse de iş gücü piyasası açısından olumsuz bir tabloyu işaret ediyor. Umutsuzluğa kapılan ve iş aramaktan vazgeçenlerin sayısının artması, ekonominin potansiyelini tam olarak kullanamadığı anlamına geliyor. Bu durum, daha derinlemesine analizler ve politika müdahaleleri gerektiriyor.









