
Türkiye’nin en değerli 125 markasının toplam değeri, bir elmanın yarısı kadar bile değil! İşte Türk markalarının acı gerçeği.
Uluslararası marka değerleme kuruluşu Brand Finance, “Türkiye’nin En Değerli Markaları – Türkiye 125” başlıklı 2025 yılı raporunu yayımladı. Türkiye’nin en güçlü markalarının toplam değeri 17 milyar dolar olarak açıklandı. Bu rakam her ne kadar geçen yıla göre artış gösterse de, dünyanın en değerli markası olan Apple’ın 2,99 trilyon dolarlık piyasa değeri ile kıyaslandığında oldukça düşük kaldı. Verilere göre Türk markalarının toplam değeri, Apple’ın yüzde 1’ine bile ulaşamıyor. Bu durum, Türkiye’nin dev markalarının küresel arenada ne kadar geride kaldığını gözler önüne seriyor.
ZİRVEDE THY VAR AMA YETERLİ Mİ?
Listenin zirvesinde Türk Hava Yolları (THY) yer aldı. THY’nin marka değeri 2 milyar 266 milyon dolar olarak ölçüldü. THY’yi sırasıyla Arçelik (1 milyar 645 milyon dolar), İş Bankası (1 milyar 240 milyon dolar), Vestel, Ford Otosan, Ziraat Bankası, Turkcell ve Bim gibi markalar takip etti. Bu firmalar, Türkiye’nin hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki bilinirliğini artıran öncü markalar arasında gösteriliyor. Ancak, bu markaların toplam değeri bile küresel devlerin yanında devede kulak kalıyor.
YENİ GİRİŞLER VE YÜKSELEN YILDIZLAR
Brand Finance’ın bu yılki raporunda dikkat çeken bir diğer unsur da, 24 yeni markanın listeye dahil olması oldu. Bu markalar arasında Altınkılıç, Astor Enerji, Big Chefs gibi markalar yer aldı. Bu durum, Türk marka ekosisteminin çeşitlendiğini ve farklı sektörlerin öne çıkmaya başladığını gösteriyor. Özellikle LC Waikiki, Mavi ve Koton gibi tekstil markalarının uluslararası pazarlarda daha fazla görünür hale gelmesiyle marka değerlerinde kayda değer artışlar yaşandı. Bu markaların yükselişi, Türk markalarının geleceği için umut veriyor.
SAVUNMA SANAYİSİ ATAĞA KALKTI
Raporda dikkat çeken bir diğer gelişme ise, ASELSAN ve TUSAŞ gibi savunma sanayi markalarının değer artışı oldu. Türkiye’nin savunma ihracatındaki başarısı, bu markaların da uluslararası bilinirliklerini artırmalarına yardımcı oluyor. Savunma, yazılım ve mobilite sektörlerinin listeye dahil olması, yapısal dönüşümün sinyali olarak değerlendiriliyor. Bu sektörlerdeki gelişmeler, Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon alanındaki potansiyelini ortaya koyuyor.
NEDEN GLOBALDE GERİDEYİZ?
Her ne kadar Türkiye’deki markalar kendi alanlarında başarılı örnekler sunsa da, küresel marka olma noktasında hâlâ eksiklikler bulunuyor. Uzmanlara göre Ar-Ge harcamalarının yetersizliği, yazılım ve teknoloji yatırımlarının sınırlı kalması, küresel pazarlama stratejilerinin eksikliği ve dijital dönüşümde geride kalma gibi nedenlerle, Türk markaları global devlerle yarışmakta zorlanıyor. Bu sorunların çözülmesi, Türk markalarının küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesi için hayati önem taşıyor.
GELECEK İÇİN UMUT VAR MI?
Özellikle son yıllarda mobilite, fintech, yazılım, savunma ve gıda alanında girişimci markaların öne çıkmaya başlaması, Türkiye’nin marka dönüşümünde yeni bir sayfa açabileceği yorumlarını beraberinde getiriyor. Yatırımların artırılması, küresel stratejilerin belirlenmesi ve teknoloji odaklı bir vizyonla hareket edilmesi halinde, Türk markalarının önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer alması mümkün görünüyor. Ancak, bu hedefe ulaşmak için tüm paydaşların işbirliği yapması ve uzun vadeli stratejiler geliştirmesi gerekiyor.









