
Türkiye 2100’e Kadar Susuz Kalabilir! Uzmanlardan Korkunç Uyarı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan Çevre Mühendisi Ali Cem Deniz, Akdeniz havzasının karşı karşıya olduğu sıcaklık artışının küresel ortalamaların üzerinde olabileceğine dikkat çekerek, ❝Dünya genelinde 3 ila 4 derece arasında bir sıcaklık artışı öngörülüyor ancak kötümser senaryoda Akdeniz’de bu artış 7 dereceye kadar çıkabilir❞ dedi. Uzmanlar, önlem alınmazsa Türkiye’nin gelecekte susuzlukla mücadele edebileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
Deniz, 2021 yılı itibarıyla 1.5 derece sınırının aşıldığını ve bu sınırın, insan faaliyetlerinin sürdürülebilmesi açısından kritik olduğunu hatırlatarak, ❝Bu eşik aşıldığında doğal afetlerin etkisi katlanarak artıyor❞ diye konuştu.
MAHALLE BAZLI İKLİM ANALİZLERİ BAŞLIYOR
Sempozyumda Türkiye’nin iklim projeksiyonları hakkında da bilgi veren Deniz, 2100 yılına kadar ülkenin çöl iklimine yaklaşan koşullarla karşılaşabileceğini belirtti. Yeni iklim modelleme sistemleri sayesinde mahalle bazlı analizlerin mümkün hale geleceğini söyleyen Deniz, ❝Şu ana kadar üç model tamamlandı, kalan üç model üzerinde çalışmalar sürüyor. Yerel yönetimler için bu sistem büyük bir avantaj olacak❞ ifadelerini kullandı. Bu analizler sayesinde, yerel yönetimler iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha bilinçli ve etkili stratejiler geliştirebilecekler.
KARADENİZ’DE ŞOK EDEN DEĞİŞİM
Deniz, Karadeniz Bölgesi’nde özellikle iç kesimlerde sıcaklık artışının şimdiden gözlemlendiğini belirterek, ❝Trabzon’da 2100 yılına kadar ortalama sıcaklıkların 2 derece artması bekleniyor. Bu da mevcut afetlerin 4 kat daha sık yaşanması anlamına geliyor❞ dedi. Aynı zamanda bölgedeki yağışların da ciddi oranda azalacağına dikkat çeken Deniz, ❝Yağışlarda yüzde 5 ila 10 arasında düşüş öngörülüyor. Sıcaklık artışıyla birleşen bu düşüş, iç kesimlerde ciddi kuraklık riskini ortaya çıkarıyor❞ değerlendirmesini yaptı. Bu durum, Karadeniz’deki tarım ve su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturabilir.
AŞIRI YAĞIŞLARIN ARTIŞI ENDİŞELENDİRİYOR
Sempozyumda konuşulan bir diğer önemli konu ise ekstrem yağışlardaki artış oldu. Ali Cem Deniz, ❝Ortalama yağışlar azalsa da, ekstrem hava olayları artıyor. Bir ayda beklenen yağış, artık bir günde düşüyor. Bu da özellikle Trabzon, Rize ve Artvin gibi bölgeleri büyük bir risk altına sokuyor❞ diyerek uyarılarda bulundu. Bu durum, ani sel baskınlarına ve heyelanlara yol açarak can ve mal kayıplarına neden olabilir. Uzmanlar, şehir planlamasının ve altyapı sistemlerinin bu yeni duruma göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, halkın bu tür olaylara karşı bilinçlendirilmesi ve hazırlıklı olması büyük önem taşıyor.
HALK NE YAPMALI?
İklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek için bireysel ve toplumsal düzeyde adımlar atılması gerekiyor. Su tasarrufu, enerji verimliliği, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım gibi önlemler alınarak bu olumsuz gidişatın önüne geçilebilir. Ayrıca, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak ve bilinçli tüketim alışkanlıkları geliştirmek de büyük önem taşıyor. Her bireyin bu konuda sorumluluk alması, geleceğimiz için atılacak en önemli adımlardan biri olacaktır.
Kaynak: Haberts









