
Geniş tanımlı işsizlik oranı dudak uçuklatan %32.2’ye fırladı. Türkiye, son 11 yılın en karanlık günlerini yaşıyor.
İŞSİZLİKTE KORKUNÇ ARTIŞ: RAKAMLAR KONUŞUYOR
Türkiye’de işsizlik, adeta kontrolden çıkmış durumda. Resmi rakamlar dahi vahim tabloyu gizleyemiyor. Geniş tanımlı işsizlik oranı, %32.2’ye ulaşarak son 11 yılın zirvesine tırmandı. Bu, her üç kişiden birinin işsiz veya eksik istihdam edildiği anlamına geliyor. TÜİK’in Nisan 2025 verilerine göre işsiz sayısı 203 bin kişi artarak 3 milyon 63 bine ulaştı. İstihdam edilenlerin sayısı ise 316 bin kişi azalarak 32 milyon 359 bine geriledi. Son bir yılda işini kaybedenlerin sayısı ise inanılmaz bir rakama ulaştı: 2.2 milyon kişi!
EKONOMİK KRİZİN AĞIR FATURASI: SEKTÖRLER KAN AĞLIYOR
Ekonomik kriz, özellikle sanayi ve hizmet sektörlerinde derin yaralar açıyor. Yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve belirsizlik ortamı, firmaları işten çıkarmalara zorluyor. Üretim düşüyor, yatırımlar duruyor ve işsizlik giderek artıyor. İnşaat sektöründen perakendeye, turizmden tekstile kadar birçok sektörde çalışanlar işlerini kaybetme korkusuyla yaşıyor.
KADINLAR ÇARESİZ: İŞSİZLİK KABUSU DERİNLEŞİYOR
Kadınlar, işsizlikten en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. TÜİK verilerine göre, Nisan ayında işgücü 114 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bine düştü. Erkeklerde işsizlik oranı %7.1 iken, kadınlarda bu oran %11.5’e yükseldi. DİSK-AR’ın geniş tanımlı işsizlik hesaplamasına göre ise erkeklerde %27.5 olan işsizlik oranı, kadınlarda %40’a kadar çıkıyor. Bu durum, kadınların işgücüne katılımını engelliyor ve ekonomik bağımsızlıklarını tehdit ediyor.
GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK: GERÇEK TABLO ORTADA
Resmi işsizlik rakamları, gerçeğin sadece bir kısmını yansıtıyor. Geniş tanımlı işsizlik, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olanları, eksik istihdam edilenleri ve mevsimsel işsizleri de kapsıyor. Bu nedenle, DİSK-AR gibi kurumlar, gerçek tabloyu göstermek için geniş tanımlı işsizlik verisini esas alıyor. Geniş tanımlı işsizlik oranı, %32.2’ye ulaşarak son 136 ayın rekorunu kırdı. Bu, Türkiye’nin işsizlik sorununda geldiği tehlikeli noktayı gözler önüne seriyor.
UZMANLAR ALARM VERİYOR: SOSYAL KRİZ KAPIDA
Ekonomistler ve uzmanlar, işsizlik oranlarındaki bu yükselişin ekonomik ve sosyal sonuçları konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, geniş tanımlı işsizlik oranının %32.2’ye çıkmasını “endişe verici bir gelişme” olarak değerlendirirken, finans analisti İris Cibre ise “Her üç kişiden biri işsiz ya da eksik istihdam edilmiş durumda. Bu, yalnızca bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda sosyal bir kriz” diyerek tehlikenin boyutunu vurguluyor.
EKONOMİK POLİTİKALAR TARTIŞMA YARATIYOR: ÇIKIŞ YOLU ARANIYOR
İşsizlik oranlarındaki bu dramatik yükseliş, hükümetin uyguladığı ekonomik politikaların iş gücü piyasaları üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getirdi. Yüksek faiz oranları, enflasyonla mücadele politikaları ve yapısal reformlardaki eksiklikler, işsizlik sorununu derinleştiriyor. İşverenlerin maliyet baskısıyla personel azaltmaya gitmesi, hem çalışanları hem de iş arayanları umutsuzluğa sürüklüyor. Acil ve etkili önlemler alınmazsa, Türkiye işsizlik cehenneminde daha da derinlere batabilir.








