Türk sinemasının efsane ismi Kadir İnanır’ın vefatı sonrası alevlenen miras tartışmalarına, sanatçının yeğeni Fırat İnanır’dan dikkat çeken bir yanıt geldi.
Geçtiğimiz aylarda 77 yaşında hayata gözlerini yuman usta sanatçı Kadir İnanır’ın geride bıraktığı vasiyeti, aile üyeleri arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Hiç çocuğu bulunmayan sanatçının mirasının kime kalacağı merak konusu olurken, vasiyetin açıklanma süreciyle ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Beykoz Adliyesi’nde 17 Eylül’de okunması beklenen vasiyetname, bazı aile fertlerinin katılım sağlayamaması üzerine 17 Aralık tarihine ertelendi.
VASİYET ÜZERİNDEKİ ŞAİBE İDDİALARI
Miras sürecine dair en sert çıkışlardan biri, sanatçının diğer yeğeni Levent İnanır’dan gelmişti. Levent İnanır, amcasının vasiyeti hazırladığı dönemde ağır sağlık sorunları yaşadığını ve kullandığı ilaçların karar verme mekanizmasını etkilemiş olabileceğini öne sürdü. Vasiyetin üç kez değiştirildiğine vurgu yapan Levent İnanır, ailedeki tüm yeğenlerin mirastan pay alması gerektiğini savunarak hukuki sürecin gidişatına dair soru işaretlerini dile getirdi.
TÜM SERVET JÜLİDE KURAL’A MI BIRAKILDI?
Tartışmaların odağında Kadir İnanır’ın 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural yer alıyor. Sanatçının avukatı tarafından yapılan açıklamada, İnanır’ın tüm mal varlığını Kural’a bıraktığı ifade edilmişti. Bu açıklama sonrası gözler aile üyelerine çevrilirken, İnanır’ın hayattaki tek kardeşi Reşit İnanır’ın oğlu Fırat İnanır, sessizliğini bozarak konuya dair tavrını net bir şekilde ortaya koydu.
İNŞAAT İŞÇİSİ YEĞENİN TOK GÖZLÜ AÇIKLAMASI
Geçimini inşaatlarda çalışarak sağlayan Fırat İnanır, miras polemiklerinin uzağında kaldığını belirtti. Çalıştığı şantiyede görüntülenen İnanır, amcasının maddi varlığıyla ilgilenmediğini dile getirdi. Miras kavgasına dahil olmayacağını hissettiren yeğen İnanır, “Onun gibi dev bir sanatçının yeğeni olmak bana yeter” diyerek asıl mirasın soyadı ve maneviyat olduğunu ifade etti.
Kadir İnanır’ın vasiyetinin resmi olarak açıklanacağı Aralık ayındaki duruşma, aile içindeki bu farklı yaklaşımların hukuki neticesini belirleyecek.

