Ağır abluka altındaki Gazze’de hastane jeneratörlerinin yüzde 70’i durdu. Kritik bölümler kapanma riskiyle yüz yüze kalırken insani kriz derinleşiyor.
Aylardır devam eden kuşatma ve saldırıların gölgesinde yaşam mücadelesi veren Gazze Şeridi’nde, sağlık altyapısı tarihinin en ağır darbesini alıyor. İsrail tarafından uygulanan amansız abluka, tıbbi malzeme, akaryakıt ve teknik ekipman tedarikini neredeyse tamamen kesintiye uğrattı. Bölgedeki sağlık yetkilileri, Şifa Hastanesi yerleşkesinde gerçekleştirdikleri basın açıklamasında, sağlık tesislerinin işleyemez hale geldiğini ve devasa yapılarının adeta izole edilmiş yaşam mücadelesi adalarına dönüştüğünü vurguladı. Mevcut imkânsızlıklar nedeniyle hastanelerdeki ana elektrik kaynaklarının büyük bölümü devre dışı kalırken, binlerce hasta ve yaralı ölümle burun buruna yaşama tutunmaya çalışıyor.
SOYKIRIM DÜZEYİNDE SİSTEMATİK BİR SUÇ
Sağlık sisteminin bilinçli şekilde felce uğratıldığını belirten yetkililer, mevcut tablonun basit bir insani kriz olmanın ötesine geçerek planlı bir felakete dönüştüğünü ifade ediyor. Bölgeye insani ve tıbbi yardım girişine izin verildiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı çalışmasından ibaret olduğu kaydedildi. Gazze’ye girmesine izin verilen kısıtlı malzemenin, devasa sağlık tesislerinin en temel işletme gereksinimlerini dahi karşılamaktan çok uzak olduğu belirtildi. Hayati fonksiyonlarını sürdürebilmek için elektriğe bağımlı olan yoğun bakım, ameliyathane ve diyaliz üniteleri, her an tamamen kapanma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Jeneratörler için gerekli akaryakıt, madeni yağ ve yedek parçaların engellenmesi, elektrik enerjisine muhtaç binlerce masum insanın hayatını doğrudan tehdit ediyor.
ULAŞIM AĞI FELÇ OLDU SAĞLIK ÇALIŞANLARI SAHAYA ULAŞAMIYOR
Ablukanın yıkıcı etkileri yalnızca hastane binalarıyla sınırlı kalmıyor; kentin ulaşım altyapısı da tamamen durma noktasına gelmiş durumda. Araç yedek parçaları ile lastik tedarikinin imkânsızlaşması, toplu taşıma araçlarının ve otobüs filolarının büyük oranda hizmet dışı kalmasına yol açtı. Ulaşım ağındaki bu çöküş, zor şartlar altında görev yapmaya çalışan yüzlerce hekim, hemşire ve sağlık personelinin görev yerlerine ulaşmasını engelliyor. Acil müdahale kapasitesinin sıfırlanması, sahadaki felaketin boyutlarını daha da tırmandırıyor. Bunun yanı sıra ilaç depolarının boşalması ve tanı cihazlarının bozulması nedeniyle teşhis konulamayan yüzlerce hasta, sınır kapılarından geçiş izni verilmediği için yurt dışında tedavi olma imkânından da mahrum bırakılıyor.
ULUSLARARASI TOPLUMA ACİL MÜDAHALE ÇAĞRISI
Giderek ağırlaşan koşullar karşısında zamanın daraldığını belirten sağlık yetkilileri; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Dünya Sağlık Örgütü ve tüm uluslararası insan hakları kurumlarını acilen sorumluluk almaya davet ediyor. Gazze’ye acil tıbbi lojistik, akaryakıt ve tıbbi sarf malzemesi koridoru açılması gerektiği vurgulanırken, aksi takdirde yaşanacak toplu ölümlerin önüne geçilmesinin imkânsız olacağı ifade ediliyor. Yürürlükteki antlaşmalara rağmen süren insani kısıtlamalar, bölgedeki sağlık koridorunu tamamen kapatarak Gazze halkını çaresizliğe mahkûm etmeye devam ediyor.

