
Mahfi Eğilmez, Kur Korumalı Mevduat sisteminin Türkiye ekonomisine 58,9 milyar dolarlık fatura çıkardığını açıkladı. Bu devasa yük, bütçe açıklarını katladı, Merkez Bankası’nı perişan etti!
KKM’NİN DOĞUŞU: KUR ŞOKUNA ÇARE ARANIYORDU
2021 yılının sonlarına doğru Türkiye ekonomisi, döviz kurunda yaşanan ani ve sert yükselişlerle sarsılıyordu. Hükümet, bu dalgalanmayı durdurmak ve vatandaşların dövize olan talebini azaltmak amacıyla Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemini hayata geçirdi. Temel mantık basitti: Eğer vade sonunda döviz kuru artışı, mevduata uygulanan faizin üzerindeyse, aradaki fark devlet tarafından karşılanacaktı. Amaç, TL mevduatlarını cazip hale getirerek, döviz piyasasına olan baskıyı azaltmaktı.
EĞİLMEZ’DEN ŞOK RAPOR: FATURA AĞIR OLDU
Ekonomist Mahfi Eğilmez, KKM’nin ekonomiye olan maliyetini mercek altına aldı. Ortaya çıkan sonuçlar çarpıcıydı: KKM, Türkiye ekonomisine en az 58,9 milyar dolarlık bir yük getirmişti. Bu rakam, sadece doğrudan maliyetleri içeriyordu; dolaylı etkiler ve vergi kayıpları hesaba katıldığında, faturanın çok daha kabarık olabileceği öngörülüyordu.
HAZİNE’NİN ATEŞİ: MİLYARLARCA LİRALIK ÖDEME
Eğilmez’in hesaplamalarına göre, KKM sadece Hazine’nin kasasından devasa miktarda para çıkmasına neden oldu. 2022 yılında 92,5 milyar TL, 2023 yılında ise 59,5 milyar TL ödeme yapıldı. Bu ödemeler, Hazine’nin zaten yüksek olan borçlanma ihtiyacını daha da artırdı ve bütçe dengeleri üzerinde ciddi bir baskı yarattı.
MERKEZ BANKASI KAN AĞLIYOR: ZARAR REKORLARI
KKM’nin yarattığı tahribat sadece Hazine ile sınırlı kalmadı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılında 818,2 milyar TL, 2024 yılında ise 700,4 milyar TL zarar açıkladı. Bu rekor zararın arkasında yatan en önemli nedenlerden biri de KKM idi. Eğilmez’e göre, TCMB’nin KKM nedeniyle oluşan toplam maliyeti 50,2 milyar doları buldu. Bu durum, KKM’nin sadece bütçe değil, aynı zamanda Merkez Bankası’nın bilançosunu da olumsuz etkilediğini gösteriyordu.
TOPLAM FATURA: 58,9 MİLYAR DOLARI AŞTI
Hazine ve TCMB verilerinden yola çıkılarak yapılan hesaplamalar, KKM’nin toplam maliyetinin 58,9 milyar doları aştığını ortaya koyuyor. Eğilmez, vergi kayıpları, carry trade etkileri ve diğer dolaylı maliyetlerin de hesaba katılmasıyla bu rakamın çok daha yukarı çıkabileceğini vurguluyor. Şu anda sistemde hala 440,5 milyar TL (10,9 milyar dolar) bakiye bulunuyor ve bu da maliyetlerin devam edeceği anlamına geliyor.
ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI: TCMB SESSİZLİĞİNİ KORUYOR
Eğilmez, Hazine’nin KKM ödemelerine dair verileri şeffaf bir şekilde açıkladığını ancak aynı yaklaşımın TCMB tarafından sergilenmediğini eleştirdi. “Hazine ve Maliye Bakanlığı, KKM’den kendisine düşen ödemeleri nasıl kuruşuna kadar hesaplayıp yayınladıysa, aynı işi TCMB’nin de yapması gerekir. Bu şeffaflık politikasının bir gereğidir” şeklinde konuştu.
VERGİ KAYIPLARI: DEVLETİN CEBİNDEN ÇIKTI
Eğilmez’in dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise vergi kayıplarıydı. Normal şartlarda bankaların mevduat faizleri üzerinden vergi ödemesi gerektiğini hatırlatan uzman, KKM sayesinde bu yükün Hazine ve TCMB üzerine yıkıldığını belirtti. Bu durum, devletin gelir elde etmek yerine, ciddi bir maliyet üstlenmesine neden oldu.
CARRY TRADE OYUNU: DÖVİZ PİYASASINA DARBE
Ekonomist, KKM’nin bir diğer olumsuz etkisinin carry trade mekanizması üzerinden ortaya çıktığını vurguladı. Yabancı yatırımcıların, faiz-döviz farkından kazanç sağlayarak Türkiye’den çıkış yapmaları, döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturdu. Ayrıca Hazine’nin bu yükü finanse edebilmek için daha fazla borçlanmaya gitmek zorunda kalacağı da belirtildi.
UZUN VADELİ ETKİLER: EKONOMİK KIRILGANLIK ARTTI
Mahfi Eğilmez’e göre KKM, kısa vadede döviz talebini frenlemiş gibi görünse de uzun vadede bütçe disiplini ve para politikası üzerinde ağır yükler bıraktı. Faiz kararlarının piyasa dinamiklerine göre değil, sistemin maliyetine göre alınması, Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırdı. KKM’nin yarattığı bu devasa maliyet, gelecek nesillere miras kalacak bir yük olarak tarihe geçti.









