DEVA Partisi lideri Ali Babacan, borsa işlemlerinden tarımdaki çöküşe ve siyasi gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak hükümete yüklendi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı canlı yayında Türkiye gündemindeki kritik konulara ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı. Finansal piyasalardaki hareketlilikten derinleşen ekonomik krize kadar pek çok alanda dikkat çekici tespitlerde bulunan Babacan, ekonomi ve siyaset yönetimine sert eleştiriler yöneltti.
BORSA VE FONLARDA DOLANDIRICILIK İDDİASI
Sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeleri yorumlayan Babacan, bazı şirket hisselerinin gerçek değerinin üzerinde halka arz edildiğini ve bu hisselerle kurulan fonların yapay müdahalelerle şişirildiğini belirtti. Bu tür faaliyetlerin yasal olarak piyasa dolandırıcılığı kapsamına girdiğini vurgulayan DEVA lideri, uluslararası endeks kuruluşlarının ve ekonomi yönetiminin geçmiş uyarılarına rağmen tedbir alınmamasını eleştirdi. Yaşanan süreçle ilgili kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini ifade eden Babacan, sorumluluk sahiplerinin idari ve hukuki denetimleri beklemeden görevlerinden ayrılmasının sarsılan güveni yeniden inşa edebileceğini dile getirdi.
TARIM SEKTÖRÜNDEKİ ÇÖKÜŞ VE EKONOMİK SIKINTILAR
Son dönemde gerçekleştirdiği yoğun yurt gezilerindeki gözlemlerini aktaran Babacan, Anadolu’da tarım ve hayvancılığın büyük bir kriz içinde olduğunu söyledi. Üreticilerin ciddi zararlar ettiğini, tarımla uğraşan nüfusun yaş ortalamasının 57’ye ulaştığını ve gençlerin bu sektörü terk ettiğini belirten Babacan, yerli üretici yerine yurt dışından canlı hayvan ve et ithal edilmesini eleştirdi. Tarımsal desteklerin yetersizliğine değinerek, gübre ve yem maliyetlerinin yarısının devlet tarafından karşılanması gerektiğinin altını çizdi. Okullarda ortaya çıkan askıda tost durumunun çok üzücü olduğunu belirten Babacan, mevcut yönetimin ekonomik gerçekleri güvenlik algısıyla örtmeye çalıştığını savundu.
SİYASİ TARTIŞMALAR VE CEZAEVİ İDDİALARI
Gündemdeki erken seçim açıklamaları ve terör örgütü elebaşına yönelik iddialara da değinen Babacan, resmi bir siyasi sorumluluğu bulunmayan figürlerin ülkenin seçim tarihi gibi hayati konularda açıklama yapmasını doğru bulmadığını ifade etti. İmralı Cezaevi’nde bir konut tahsis edildiği yönündeki iddialarla ilgili olarak ise Adalet Bakanlığı’nın geçmişteki yalanlamasını ve mevcut siyasi açıklamaları hatırlatan Babacan, konunun netleştirilmesi ve eğer böyle bir durum varsa yasal dayanağının kamuoyu ile açıkça paylaşılması gerektiğini sözlerine ekledi.

