Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ zaferi ve dış politikadaki bağımsızlık vurgusuyla ülkesinin iç işlerine yönelik müdahalelere sert tepki gösterdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Yeni Azerbaycan Partisi (YAP) Genel Başkanı İlham Aliyev, partisinin 8. Kurultayı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Dış politika ve güvenlik stratejileri üzerine konuşan Aliyev, ülkesinin egemenliğine yönelik girişimlere karşı kararlı bir duruş sergilediklerini vurguladı. Azerbaycan’ın güçlendikçe artan dış baskılara boyun eğmeyeceğini belirten Aliyev, bağımsız duruşlarından taviz vermeyeceklerini ifade etti.
KİMSENİN HİMAYESİNE İHTİYACIMIZ YOK
Azerbaycan’ın iç işlerine yönelik müdahalelere izin vermeyeceklerini söyleyen Aliyev, dış güçlerin ülkenin yaşam tarzına karışmaması gerektiğini belirtti. Her devletin kendi sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini vurgulayan Aliyev, Azerbaycan’a yönelik saldırılara misliyle karşılık verileceğini hatırlattı. Aliyev, Bakü’nün kimseden yardım ya da himaye beklemediğini, kararlarını kendi hür iradesiyle aldığını dile getirdi.
SİLAHLARI DÜNYA FİYATINDAN ALDIK
Geçmişte yaşanan savaş ve göç süreçlerinde yalnız bırakıldıklarını ifade eden Aliyev, özellikle bir milyon mültecinin olduğu dönemde uluslararası toplumdan destek göremediklerini hatırlattı. Askeri harcamalara da değinen Azerbaycan Lideri, tüm silahların dünya piyasa fiyatları üzerinden parayla satın alındığını vurguladı. Bu açıklamalar, özellikle silah tedariki konusunda Rusya’ya yönelik bir mesaj olarak değerlendirildi.
KARABAĞ ZAFERİ VE İDEOLOJİK GÜVENLİK
2020 yılındaki İkinci Karabağ Savaşı’nda elde edilen başarının tamamen Azerbaycan’ın kendi gücüyle gerçekleştiğini savunan Aliyev, AGİT Minsk Grubu eş başkanlarını Ermenistan yanlısı tutumları nedeniyle eleştirdi. Fiziksel güvenliğin yanı sıra ideolojik güvenliğin de kritik olduğunu belirten Aliyev; yapay zekâ, internet ve siber saldırılar üzerinden gelebilecek tehditlere karşı vatanseverlik ve eğitimin en büyük kalkan olduğunu söyledi.
Aliyev’in dış müdahale konusundaki sert çıkışları, yerel medyada özellikle Tahran’dan gelebilecek olası baskılara karşı İran’a verilmiş bir gözdağı olarak yorumlandı. Cumhurbaşkanı, Azerbaycan’ın dış politika çizgisinin hiçbir gücün müdahale edemeyeceği bir yapıda kalmaya devam edeceğinin altını çizdi.

