Tera Yatırım’daki devasa değer artışı ve peş peşe gelen istifalarla ilgili savcılığa ifade veren Kerem ve Emre Alkin, hakkındaki iddiaları yanıtladı.
Fon soruşturması kapsamında yargılanan Kerem ve Emre Alkin’in savcılık ifadeleri kamuoyuna yansıdı. Tera Yatırım ve Tera Portföy bünyesindeki görevlerinden ayrılan kardeşlere, şirketin piyasa değerindeki astronomik yükseliş ve istifa süreçleri soruldu. Savcılık, özellikle şirketin değerinin kısa sürede 1,4 milyar liradan 280 milyar liraya çıkması ve ardından yaşanan fon krizini mercek altına aldı.
DEĞER ARTIŞI VE İSTİFA SÜRECİ
Savcılık, kardeşlerin bir gün arayla görevlerinden ayrılmasını ve şirketin piyasa değerindeki olağan dışı artışı sorguladı. Emre Alkin, holdingin büyümesiyle iştiraklerin değer kazanacağına dair bir algı oluşmuş olabileceğini belirtirken, hisse işlemlerine dair doğrudan bilgisi olmadığını savundu. Kerem Alkin ise değer artışını arz ve talep ilişkisine bağlayarak, yatırımcı profillerinin SPK raporlarıyla netleşebileceğini ifade etti. 17 ve 18 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleşen istifaların fon kriziyle bir bağı olmadığını öne süren Alkin kardeşler, kararların birbirinden bağımsız alındığını belirtti.
YÖNETİM KURULU VE RİSK RAPORLARI
Görev süreleri boyunca sınırlı sayıda toplantıya katıldıklarını belirten kardeşler, operasyonel süreçlerde yer almadıklarını ifade etti. Kerem Alkin, 16 aylık görev süresinde sadece üç toplantı yapıldığını ve likidite risklerine karşı 54 sayfalık kapsamlı bir rapor hazırladığını açıkladı. Dosyaya sunulan bu raporda, fonlardan toplu para çıkışlarına yönelik uyarıların yer aldığı kaydedildi. Emre Alkin ise iki aylık sürede yalnızca bir tanışma toplantısına katıldığını ve şirketin imza sirkülerinde adının dahi bulunmadığını vurguladı.
Savunmalarında borsa yatırımlarının veya sermaye piyasası uzmanlıklarının bulunmadığını dile getiren Alkin kardeşler, herhangi bir usulsüz işlemde yer almadıklarını kaydetti. Müdafileri ise MASAK ve SPK raporlarında müvekkilleri aleyhine bir bulgu olmadığını, mal varlıklarında olağan dışı bir zenginleşme veya devir yaşanmadığını mahkemeye sundu.

