Filibe’de 1363’ten beri yükselen tarihi Cuma Camisi, eşsiz mimarisi ve 6 asırlık köklü geçmişiyle Osmanlı mirasını Balkanlar’ın kalbinde yaşatmaya devam ediyor.
Bulgaristan’ın orta kesiminde yer alan Filibe şehrinin merkezinde, Roma döneminden kalma Antik Stadyum’un hemen yanı başında konumlanan Cuma Camisi, şehrin tarih kokan dokusunun en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Sultan I. Murad döneminde inşa edilen ve Hüdavendigar Camisi olarak da bilinen bu tarihi yapı, erken Osmanlı döneminin çok kubbeli ulu cami mimarisini Balkan coğrafyasına taşıyan ilk örnekler arasında yer alıyor.
DOKUZ KUBBELİ MİMARİ VE EŞSİZ DETAYLAR
Filibe Bölge Müftüsü Ekrem Hodzhev’in aktardığı bilgilere göre, 1363 yılına uzanan köklü bir geçmişe sahip olan cami, dokuz kubbeli mimari yapısıyla sonraki dönem eserlerinden ayrışıyor. Kesme taş ve tuğla işçiliğinin bir arada kullanıldığı 30’a 40 metre boyutlarındaki yapı, yaklaşık 1500 kişilik ibadet kapasitesiyle bölgenin en büyük manevi merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. Caminin iç mimarisinde özellikle mihrabın sol kısmında bulunan ve Osmanlı cami geleneğinde nadir rastlanan hünkar mahfili, yapının sanatsal değerini artıran unsurların başında geliyor.
ŞEHRİN BULUŞMA NOKTASI: CUMAYATA
Tarih boyunca çeşitli onarımlardan geçen ve son olarak 2008 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kapsamlı bir restorasyona tabi tutulan cami, bugün hem yerel halkın hem de turistlerin odak noktasında bulunuyor. Şehir sakinlerinin “Cumayata” olarak adlandırdığı bölge, Filibe’nin en önemli buluşma noktası kabul ediliyor. Günlük ibadetlerin yanı sıra özellikle cuma ve bayram namazlarında yoğunluk yaşayan camide, cuma günleri yaklaşık 600 kişi bir araya geliyor.
Filibe’de ibadete açık olan üç tarihi camiden en eskisi olma özelliğini taşıyan Cuma Camisi, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda çocuklara yönelik Kur’an kursları ve kış aylarında düzenlenen dini sohbetlerle sosyal bir eğitim merkezi görevi de görüyor. Yüzlerce yabancı turistin her gün ziyaret ettiği bu abidevi eser, asırlardır kesintisiz şekilde dini ve kültürel hayatın merkezi olmayı sürdürüyor.

