Antalya’nın Belek kıyılarında caretta caretta sezonu kapanırken, koruma altına alınan 2 bin 600 yuvadan çıkan 100 bini aşkın yavru denizle buluştu.
Antalya’nın Serik ilçesinde bulunan yaklaşık 30 kilometrelik Belek kumsalında, deniz kaplumbağalarının Mayıs ayında başlayan zorlu yolculuğu tamamlanmak üzere. Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, sezon boyunca titizlikle korunan yuvalardan çıkan binlerce yavru Akdeniz’in mavi sularına ulaştı. Ekipler, 30 Eylül itibarıyla resmi olarak sona eren sezonda, çıkış yapması beklenen son 15 yuvayı takip etmeyi sürdürüyor.
ÜÇ ON YILI AŞAN KORUMA SEFERBERLİĞİ
Belek’te 1994 yılından bu yana devam eden koruma projesi, 32. yılını geride bıraktı. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Belek Turizm Yatırımcıları Birliği (BETUYAB) desteğiyle hayata geçirilen projede, bugüne kadar 1,5 milyondan fazla yavru kaplumbağanın denize ulaşması sağlandı. EKAD Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat liderliğindeki uzman ekipler ve çok sayıda gönüllü, her yıl olduğu gibi bu yıl da kumsalda gece gündüz mesai yaparak yuvaları kayıt altına aldı.
SOĞUK HAVA YUVA SAYISINI ETKİLEDİ
EKAD Belek Proje Koordinatörü Cansu Ulusoy, bu yıl yuva sayısında geçmiş yıllara oranla bir düşüş gözlemlendiğini belirtti. Önceki sezonlarda 3 binin üzerinde seyreden yuva sayısının bu yıl 2 bin 600’de kaldığını ifade eden Ulusoy, bu durumun Mayıs ayı ortasına kadar süren mevsim normallerinin altındaki sıcaklıklardan kaynaklandığını dile getirdi. Kaplumbağaların daha sıcak bölgelere yönelmiş olabileceğini belirten koordinatör, bu düşüşün beklenen bir döngü olduğunu da sözlerine ekledi.
SÜRÜCÜLER VE MANGAL ATEŞİ BÜYÜK TEHDİT
Kumsalda yürütülen koruma faaliyetleri, turistik tesislerin önünden halka açık boş alanlara kadar geniş bir bölgeyi kapsıyor. Ancak bilinçsiz kullanım, kaplumbağalar için hayati riskler oluşturmaya devam ediyor. Sahile giren arazi araçlarının yuvalara zarar verdiğini, yakılan mangal ateşleri nedeniyle yavruların yanarak can verdiğini vurgulayan Ulusoy; kirlilik, sahipsiz köpeklerin yumurtaları parçalaması ve ışık kirliliği gibi faktörlerin nesli tehlike altındaki bu türü zorladığını ifade etti.
Sezon boyunca İspanya’dan Rusya’ya kadar pek çok ülkeden gelen 180 gönüllünün görev aldığı projede, yaralı kaplumbağaların rehabilitasyon süreci de önemli bir sorun olarak dikkat çekiyor. Bölgede bir merkez bulunmaması nedeniyle yaralı bir kaplumbağanın 350 kilometre uzaklıktaki Dalyan’a gönderilmek zorunda kalması, yerel bir müdahale merkezine olan ihtiyacı bir kez daha gözler önüne serdi.

