Emekli bilim insanı Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne’nin kırsal alanlarındaki Osmanlı ve Osmanlı öncesi yapıların büyük bir yıkımla karşı karşıya olduğu uyarısını yaptı.
Emekli arkeolog ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne’nin binlerce yıllık geçmişine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, kentin kültürel mirasının korunması noktasında ciddi bir çağrıda bulundu. Beksaç, özellikle köylerdeki tarihi dokunun şahsi çıkarlar ve bakımsızlık nedeniyle her geçen gün silindiğini ifade etti.
KIRSALDAKİ TARİHİ YAPILAR KADERİNE TERK EDİLDİ
Kültürel mirasa yönelik tahribatın en yoğun yaşandığı yerlerin kırsal bölgeler olduğunu vurgulayan Beksaç, 20 yıl önce tespit ettikleri pek çok eserin bugün yerinde yeller estiğini söyledi. Köylerde bulunan hamam, han, saray ve dergah kalıntılarının korumasız bırakıldığını belirten Beksaç, bu zengin mirasın sadece merkez odaklı bir anlayışla korunamayacağına dikkat çekti.
MEZARLIKLAR TARLA AÇMAK İÇİN TAHRİP EDİLİYOR
Osmanlı dönemine ait mezarlıkların ve hamamların en ağır darbeyi aldığını dile getiren Beksaç, kara taşlı mezarlıkların tarla sürme bahanesiyle sökülerek yok edildiğini açıkladı. Şehir merkezindeki türbe ve yatırlarda da benzer bir durumun yaşandığını hatırlatan profesör, kültürel değerlerin kişisel husumetlere veya ilgisizliğe kurban edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Ecdat yadigarı olan bu yapıları korumanın gelecek nesillere karşı bir borç olduğunu ifade eden Beksaç, Edirne için acilen kişisel çekişmelerden uzak, gerçekçi bir kültür politikasının uygulanması gerektiğini belirtti. Milli şuura sahip çıkmanın önemine değinen Beksaç, bu değerlerin korunmasının ataya saygının bir gereği olduğunu sözlerine ekledi.

