Ege Denizi’nde yaşanan 4,4’lük deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının İstanbul depremiyle bağlantısı olup olmadığını açıkladı.
Ege Denizi’nde AFAD verilerine göre sabah 09.42 sularında 4,4 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Yerin yaklaşık 5,5 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu sarsıntı, bölgedeki fay hareketliliğini yeniden tartışmaya açtı. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla kamuoyundaki endişelere bilimsel verilerle yanıt verdi.
İSTANBUL DEPREMİ İÇİN ÖNCÜ SİNYAL DEĞİL
Bektaş, Ege’de kaydedilen hareketliliğin İstanbul’da beklenen büyük depremin bir habercisi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) Ganos hattından sonra İstanbul’a doğru uzanan tek bir çizgi olmadığını belirten uzman, bu yapının Marmara ve Kuzey Ege hattında oldukça karmaşık ve çok kollu bir sistem oluşturduğunu ifade etti.
FAY HATTINDAKİ PARÇALI YAPIYA DİKKAT ÇEKTİ
Bölgedeki fay mekanizmasının farklı segmentlerden oluşan parçalı bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Bektaş, 1912 yılındaki Ganos depreminin ardından 1975, 1983 ve 2014 yıllarında yaşanan şiddetli sarsıntıların Ege uzantısındaki bağımsız aktiviteler olduğunu dile getirdi. Bu depremlerin İstanbul’a yönelik bir enerji transferi veya “deprem göçü” olarak nitelendirilmesinin bilimsel açıdan isabetli olmadığını ekledi.
Sonuç olarak Bektaş, Ege’deki hareketliliği baz alarak yapılan “sıradaki deprem İstanbul’da” şeklindeki çıkarımların gerçeği yansıtmadığını, bölgedeki deformasyonun geniş bir coğrafyaya yayılan farklı fay kolları üzerinde dağıldığını belirtti.

