Fon piyasasındaki 1 trilyon liralık krizi değerlendiren uzmanlar, tasfiye sürecinin uzun yıllar sürebileceği ve denetim eksiklikleri konusunda uyardı.
Rotamız Ekonomi programında Serpin Alparslan’ın sorularını yanıtlayan ekonomistler Levent Işık, Eyüp Demir ve Tonguç Erbaş, fon piyasasında yaşanan sarsıntıyı ve yatırımcıları bekleyen olası senaryoları masaya yatırdı. Programda, piyasalardaki kamu müdahalelerinden küresel enerji krizine kadar pek çok kritik başlık detaylandırıldı.
TASFİYE SÜRECİNDE HUKUKİ ENGELLER
Ekonomist Levent Işık, borsadaki toparlanmanın temelinde Ziraat Yatırım öncülüğündeki varlık fonu müdahalelerinin yattığını ifade etti. Bankalara hisse geri alım kolaylığı sağlandığını ve kaldıraçlı işlemlerde teminat oranlarının düşürüldüğünü hatırlatan Işık, bu adımların panik satışlarını önlemek amacıyla atıldığını belirtti. Tasfiye süresinin 6 aya çıkarılmasını değerlendiren Işık, ihtiyati tedbir kararları ve hisselerin gerçek değerine ulaşma süreci nedeniyle işlemlerin oldukça yavaş ilerlediğini, Türkiye’de 25 yıldır sonuçlanmayan tasfiye davaları bulunduğunu hatırlattı.
YATIRIMCILARI BEKLEYEN MADDİ KAYIP RİSKİ
Yatırımcıların paralarını geri alıp alamayacağı konusuna değinen Işık, geri ödemelerin anapara üzerinden değil, fonların borçları düşüldükten sonra kalan varlıklar üzerinden yapılmasının beklendiğini söyledi. Ters repo yoluyla verilen borçların havuzda yaklaşık 150 milyar TL’lik bir eksilmeye neden olabileceğine dikkat çeken Işık, fonlardan çıkan kaynağın altına veya dövize değil, mevduata yöneldiğini belirtti. Işık ayrıca, petrol fiyatlarındaki yükselişin motorin ve dizel arzındaki sıkıntılardan kaynaklandığını sözlerine ekledi.
DENETİM MEKANİZMASINDAKİ YETERSİZLİKLER
Ekonomist Eyüp Demir, 11 trilyon TL büyüklüğe ulaşan fon piyasasında denetimlerin zayıf kaldığını savundu. Krizden 465 bin yatırımcının etkilendiğini belirten Demir, sorunlu fonlar içindeki bazı şirketlerin piyasa değerlerinin Türkiye’nin en büyük sanayi devlerini geride bırakmasının mantık dışı olduğunu vurguladı. Para cezalarının caydırıcı olmadığını ifade eden Demir, fon yöneticilerine yönelik bankacılık sektöründekine benzer şekilde sınırsız mal varlığı sorumluluğu getirilmesi gerektiğini önerdi.
KÜRESEL ENERJİ KRİZİ VE FAİZ BEKLENTİLERİ
Petrol fiyatlarının makroekonomik etkilerini yorumlayan Tonguç Erbaş, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve azalan gemi trafiğinin fiyatları 95 dolar bandına taşıdığını ifade etti. Petrol fiyatları 100 doların üzerinde kaldığı sürece Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapmasının zor olduğunu belirten Erbaş, olası bir ABD-İran anlaşmasının fiyatları 70 dolara çekebileceğini, ancak mevcut durumda stagflasyon riskinin masada olduğunu dile getirdi.
Uzmanlar, hem yurt içindeki hukuki süreçlerin karmaşıklığı hem de küresel enerji piyasasındaki belirsizliklerin yatırımcılar üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettireceği görüşünde birleşti.

