İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik üç yıldır süren saldırıları, sadece sivilleri değil, bölgenin binlerce yıllık köklü tarihini ve kültürel dokusunu da haritadan siliyor.
Gazze’de Ekim 2023’ten bu yana şiddetini artıran saldırılar, bölgenin kültürel kimliğini hedef alan bir yıkıma dönüştü. İnsan hakları örgütleri, bu sistematik saldırıların Filistin halkını geçmişinden koparma ve temel haklarının özünü boşaltma amacı taşıdığını belirtiyor. İsrail’in kurucu Başbakanı Ben-Gurion’un “gençler unutacak” teziyle örtüşen bu strateji, Gazze’nin Antik Mısır’dan Osmanlı’ya uzanan zengin mirasını yok etmeyi hedefliyor.
SİSTEMATİK YIKIMIN BİLANÇOSU AĞIRLAŞIYOR
Resmi verilere göre, bölgedeki 325 arkeolojik ve tarihi alandan 208’i doğrudan İsrail saldırılarıyla tahrip edildi. UNESCO da Mart ayı sonu itibarıyla 164 tarihi alanın zarar gördüğünü resmi olarak doğruladı. Bu yıkımlar arasında 1400 yıllık Büyük Ömeri Camisi’nin minaresi, dünyanın en eski üçüncü kilisesi olan Aziz Porfirios Rum Ortodoks Kilisesi ve bölgenin son tarihi Osmanlı mimari örneği Samra Hamamı bulunuyor. Sivillerin sığındığı ibadethaneler ve binlerce eserin yer aldığı arkeoloji depoları da saldırıların ve yağmanın hedefi oldu.
TARİHİ ÇARŞILAR VE ANTİK LİMANLAR ENKAZA DÖNDÜ
Gazze ekonomisinin ve ticaret hayatının kalbi olan yüzyıllık Zaviye ve Kaysariyye çarşıları bugün sessiz birer moloz yığını durumunda. Roma dönemine kadar uzanan temelleriyle Kaysariyye Çarşısı ve Kenanlılar tarafından MÖ 800’lerde kurulan antik Anthedon Limanı, hava ve kara saldırılarıyla tamamen tahrip edildi. Memlük ve Osmanlı mimarisinin nadide örneklerinden Paşa Sarayı’nın büyük bölümü yok edilirken, Hazreti Muhammed’in büyük dedesinin mezarının bulunduğu Seyyid Haşim Camisi ile Saint George Manastırı gibi kutsal mekanlar da ağır hasar aldı.
Kültürel miras alanlarına yönelik bu yoğun saldırılar, Gazze’nin sadece bugününe değil, medeniyetler boyu biriktirdiği hafızasına da ağır bir darbe vurdu. Bir zamanlar ticaretin ve ibadetin merkezi olan tarihi mahalleler, bugün insanlığın ortak mirasının silindiği bir yıkım sahasına dönüşmüş vaziyette.

